31 Ekim 2007 Çarşamba

Doğa Bize Gülümsüyor :)))


Kuzenim göndermiş bu fotoğrafı ben de sizinle paylaşmak istedim. Kolay kolay yakalanamayacak bir kare. Photshop değildir di mi? Yok yok değildir:)


Blogumu takip edenlere de bir mesajım var annem bir süredir hastaydı bu gün safra kesesinde taş olduğunu öğrendik. Bir süre blog faaliyetlerim yavaşlayabilir. Malum kızım bir saniye yerinde durmuyor annemin yardımları sayesinde biraz nefes alıp blogumla ilgilenebiliyordum. Şimdi hem kızıma bakıp hemde annemin rahatsızlığıyla ilgilenmeliyim.

30 Ekim 2007 Salı

tencerede kumaş boyama :))

  1. Modelini sevdiğiniz fakat rengini beğenmediğiniz veya bir çamaşır makinesi kazası sonucu boyaşmış her türlü kıyafetinizi istediğiniz renge boyayabilirsiniz. Aktarlarda satılan toz kumaş boyasından alın. (1 YTL)
  2. Derince bir kaba istediğiniz miktarı koyun. (Kazak gibi ağır kıyafetler için daha çok koymanız gerekir.)
  3. Bu boyanın üzerine eritecek kadar kaynar su ekleyip karıştırın.
  4. Bulabildiğiniz en büyük tencereye su doldurun ve ocağa koyup altını açın. Eritmiş olduğunuz boyayı koyun ve karıştırın. Boyamak istediğiniz kıyafetinizi(kumaşı) ıslatıp tencereye koyun.
  5. 1 kaşık tuz ve 1 kaşık sirke koyarak 30-40 dak. kaynatın. Altını kapatıp kendi halinde soğumaya bırakın.
  6. Soğuduktan sonra çıkartıp ılık suyla durulayın. Durulama suyuna yine aktarlardan alabileceğiniz boya sabitleyicisi (fikse) ekleyebilirsiniz. (O da 1 YTL)
http://lacheen.blogcu.com
Not: " Bu yazıyı görünce hemen sizinle paylaşmak istedim. Üniversite yıllarımda sık sık uyguladığım bir yöntemdi, renkli kotların moda olduğu dönemde özellikle kot pantolonlarıma uygulardım. Daha sonra ki yıkamalarda boya verdiği için yıkarken dikkat etmek gerekiyor. Ancak ben boya sabitleyicisi kullanmıyordum."
Nurdan

Efsanelerin tahtına aday gösterilen oyuncular

Artık hayatta olmasalar bile onlar aslında haa yaşıyor. Günümüzün beyazperde yıldızları onları ete, kemiğe ve ruha büründürüp modern çağlara taşıyor. Bazılarının ölümünün üzerinder yarım asır bile geçmiş olsa hala unutulmayan bu efsanelerin yaşamları film olsa hangi yıldızlar kimleri oynardı. İşte efsaneler ve oyuncular.


Henüz 27 yaşındayken hayatına son verdi ve bu olayın üzerinden de yıllar geçti ama buna rağmen Kurt Cobain hala bir efsane.

Genç aktör James McAvoy, bu efsaneyi beyazperdede yeniden yaşatabileceğini düşünüyor.

Bob Dylan da artık efsane olmuş bir müzisyen. Onu beyazperdede kim canlandırır denildiğinde aklınıza hiç sarışın uzun boylu ve üstelik de kadın olan bir yıldızın adı gelir miydi.

Ama Cate Blanchett hem de makyajla olağanüstü benzetilerek ünlü müzisyeni canlandırdı. Blanchett I'm Not There adlı filmde Dylan'ı canlandıran oyunculardan biri .



Peki Marilyn Monroe'u en iyi kim oynar sizce.

Modern çağların Monroe'su olarak lanse edilen Scarlett Johansson pek çok kişiye göre bu işin altından kalkabilir.

James Dean'in kısacık yaşamı henüz 24 yaşındayken trajik bir biçimde sona erdi. Ama o hala bir efsane.

Belki de Colin Ferrell. O da Dean gibi uçlarda dolaşmayı seviyor ve onun kadar da göze hoş görünüyor.

Peki ya sözkonusu kişi menekşe gözlü Elizabeth Taylor olunca....

Akla ilk gelenlerden biri de bir başka Elizabeth.. Elizabeth Hurley,

Sophia Loren Akdeniz'in sıcaklığını beyazperdeye taşıdı yıllarca.

Elbette bunu Eva Mendes de yapabilir.

Robert Redford'un hayatını anlatan bir film çekilecek olsa hangi aktör başrol oynardı dersiniz.

Brad Pitt elbette. Spy Game adlı filmde birlikte oynayan ikili o dönemde birbirlerine baba-oğul kadar benzetilmişti.
Hurriyetim.com

29 Ekim 2007 Pazartesi

İkea Poşet Klipsleri

ikea-bevara.jpg

İlk resmini gördüğünüzde bunlarda ne işe yarıyor diye düşünebilirsiniz. Bu klipsler, poşetini açtığınız bir ürünü tekrardan saklamak istediğinizde poşetin azını kapatmaya yarıyor.

Kullanımı çok basit ve bir o kadarda kullanışlı. Aslında ilk bakıldığında ne var bunu yapmakta diyor insan, ama İkea yapmış işte. Poşetin içinde farklı boylarda ve renklerde 30 adet bu klipslerden var. Makarna, pirinç, şeker, bisküvi vb poşette olan tüm yiyecek maddeleri için kullanabileceğiniz bir ürün. İkea’dan mutfak reyonundan temin edebilirsiniz.

Bizim evde kim görse bir tane istiyor :) Fİyatı 6-8 YTL civarında.

www.yelizindunyasi.com

Ah photosop vah photoshop



















27 Ekim 2007 Cumartesi

E vitamini regl sancılarını azaltıyor


Bilim adamlarının araştırmaları, mensturasyon (regl) döneminde E vitamini almanın özellikle genç kızlarda sıkça görülen sancıları azalttığını ortaya koydu.


Londra - Mensturasyon öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan genç kızlarda sancıların azaldığı tespit edildi. Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma olasılığının çok daha yüksek olduğu vurgulandı.
İngiltere’de yayınlanan British Journal of Obstetrics’de yer alan makalede, mensturasyon (regl)sancılarının çok sayıda kadının günlük hayatını etkileyebildiği, iş kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekildi. Makalede, mensturasyon öncesi ve ilk günlerinde günde 200 mg E vitamini kullandırılan genç kızlarda sancıların azaldığının tespit edildiği bildirildi.
E vitamini kürü yaptırılan genç kızlarda mensturasyon döneminde kanamaların da azaldığını belirten bilim adamları, E vitamini alan kadınların, regl sancıları yüzünden kullandıkları ağrı kesicilerin sayısında da azalma kaydedildiğini bildirdi.
Özellikle çok ağrı çekenlerde ağrıların azalma olasılığının çok daha yüksek olduğunu vurgulayan bilim adamlarından Peter Bowen-Simpkins, “Bu yüz binlerce genç kızı etkileyen bir rahatsızlık konusunda sağlanmış önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir” dedi.

NTVMSNBC

24 Ekim 2007 Çarşamba

Turkcell reklamındaki Kardelen öğretmen de kadrosuzmuş!

Turkcell reklamı gerçektende büyük beğeni toplamıştı. Ne yazık ki, bu güzel projenin kardeleni Muşlu Elif İmenç de birçoğu gibi geçici (Vekil) öğretmenlikle hayatını sürdürüyormuş.
18 bin 400 kızdan biri olan ve bu sayede öğretimini tamamlayan 21 yaşındaki Elif İmenç, başka kızlara umut olmuştu. Şimdi Mardin’in Yeşilli İlçesi ‘ndeki Namık Kemal İlköğretim Okulu’nda vekil öğretmenlik yapıyor.
eanlat.com
Öğretmen olmak için yıllarca okuyup sonunda öğretmen olamayan arkadaşların yada Elif İmenç gibi vekil öğretmenlik yapanların haklarının yendiğini düşünüyorum.

İşte kadın erkek farkı

Yazıya not düştüm görmüşsünüzdür. Kadın dergileri gelir düzeyi ve ekonomik düzeyi yüksek kitleyi hedef alıyorlar. Eh bu da çok şaşırtıcı bir şey değil ama sadece kendi içinde yaşadığın çevreye bakarak kadın ve erkeğin eşit şartlara sahip olduğunu söylemek çok yanlış. Nispeten daha iyi şartlara sahip olabiliriz ama ülkemizde yaşanan dramlara okutulmayan kızlara, dayak yiyen kadınlara, kumalara, tecavüzcüsüyle evlendirilenlere, iş hayatında patron tarafından taciz edilen ama sesini çıkaramayanlara, sokakta güven içinde korkmadan yürüyemeyenlere, töre cinayetine kurban gidenlere, zorla evlendirilen ekonomik özgürlüğü olmadığı için koca yada baba zulmüne maruz kalanlara, dul olduğu için hayat kadını muamelesi görenlere, üniversite mezunu olsa da bütün gün çalışıp sonrada akşam eve geldiğinde kocası yan gelip yatarken yemek temizlik ve çocuklarla uğraşanlara ve yazamadığım nicelerine haksızlık etmiş oluruz

Sağlık sorunları cinsiyete göre değişiyor.
Kadın ve erkekler soysal hayatta ne kadar eşitlerse( Not: bu konuda yazara katılamıyorum malesef. Kadın erkek eşitliği varsa bile çok kısıtlı çevrelerdedir biraz gazete okumak bu fikrin değişmesine sebep olacaktır özellikle 3. sayfa haberleri), iş sağlık sorunlarına gelince bir o kadar farkılar. Merak ediyorsanız okuyun...

KİLO
Kadınlar erkeklerden daha fazla yağ dokusu taşıyor. Bu yağlar genellikle basen ve kalçada toplanıyor. Bunlardan kurtulmak zor olsa da sağlığımız açısından çok tehlikeli değiller. Erkeklerde yağlanma vücutlarının üst bölgesine doğru oluyor. Kurtulmaları kolay ancak yağlanma sağlık açısından çok tehlikeli. Kalp krizi oranları erkeklerde daha yüksek.Menapozda kadınlarda da erkekler gibi kalçadan yukarı doğru yağ birikmesi oluyor. Erkeklerin daha kolay kilo vermesinin sebebi hem psikolojik hem de hormonlarla ilgili.
STRES
Kadınlar da erkekler de, sorunlarla karşılaşınca "kaç ya da savaş" prensibiyle hareket ediyorlar. Ancak metodlar çok farklı. Erkekler hareket odaklı ve stres karşısında dışarı çıkıp deşarj oluyorlar. Kadınlar daha duygusal. Stresi ya reddediyorlar ya da sosyal bir işe kanalize oluyorlar. Kadınlar günlük stresi arkadaşlarıyla konuşarak atmaya çalışırken, erkekler yalnız kalmayı tercih ediyor. Stresten kurtulmanın ortak yolu spor. Spor salonu, yoga, taichi, yürüyüş sigara ve alkolden çok daha etkili yöntemler.

KALP
Erkekler, hormonal nedenlerle kadınlardan daha erken kalp problemleriyle karşılaşıyor. Kadınlarda belirtiler, üst karında ağrı, boyun ve çenede terleme. Böyle şikayetleriniz varsa göğüs ağrılarını beklemeden doktora başvurun. Koroner arter yetmezliğinin belirtisi olan enfarktüs, erkeklerde yorgunluk sonucu ortaya çıkıyor ve dinlenince geçiyor. Ancak kadınlarda dinlenme halinde ortaya çıkıyor.
DEPRESYON
Kadınlar, bu konuda erkeklerden üç kat fazla dayanıklılar. Problemlerini kabul ediyorlar ancak yardım almak konusunda isteksizler. Erkekler ise kayıtsız kalmayı tercih ediyorlar. Kadınlarda problemlerin kaynağı çoğunlukla ev ve iş yaşamlarında gerçekleşmeyen beklentiler ile ikili ilişkiler. Depresyon, karşılaştığımız en büyük ruhsal rahatsızlıklardan biri ama aynı zamanda en tedavi edilebilir olanlarının da başında geliyor.
AĞRI
Konu ağrı toleransı olduğunda kadınlar kesinlikle daha güçlü çünkü karşılaştıkları bir çok probleme duygusal tekniklerle yaklaşıyorlar. Kadınlarda kronik ağrılar ve ağrı nöbetleri daha çok görülüyor.
Formsante

Test edin


Gerçekten ne kadar sağlıklısınız?
Sağlık konusunda bilgili olmanız sağlığınızı korumanız anlamına geliyor, aynı zamanda... Biz de bu konudaki bilginizi ölçmeniz için mini bir test hazırladık. Çözün; alışkanlıklarınızın hangilerinin iyi, hangilerinin kötü olduğunu anlayın.

BESLENME TESTİ


Beslenme piramidinizdeki sebze ve meyve dengesi nedir?


A) Sebzeler meyvelerden daha yoğun

B) Meyveler sebzelerden daha yoğun

C) Sebze ve meyve tüketimi eşit ağırlıkta


EN SAĞLIKLI CEVAP

A:Besin değeri açısından sebze ve meyveler eşit zenginlikte olsa da meyveler şeker içerir. Dolayısıyla aşırı miktarda tüketimi diyabet gibi sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Beslenme uzmanları tercihen sabahları ya da egzersiz sonrası olma üzere günde en fazla üç porsiyon meyve yemenizi öneriyor. Yine günde beş, altı porsiyon sebze ise sağlıklı bir vücut için ideal.


Ne kadar su içiyorsunuz?


A) Günde birkaç bardak

B) Günde 1-2 litre arası

C) Sıvı ihtiyacımı su ile birlikte diğer içeceklerden de karşılıyorum


EN SAĞLIKLI CEVAP C:Yalnızca su içerek vücuda nem kazandırılacağı aslında yanlış bir inanış. Uzmanlar, farklı sıvılar almanın aslında beslenmenize de katkısı olduğunu belirtiyor. Örneğin, sütten kalsiyum, meyve suyundan C vitamini alabilirsiniz. Kahve ve çay tüketiminizi de sıvı kotanıza ekleyin. Günlük sıvı tüketiminiz, ne kadar hareketli bir yaşamınız olduğuna da bağlı olarak 1,5 - 2 litre olmalıdır.


Vücudunuz için gerekli olan lif kaynağınız nedir?


A) Kahvaltılık gevrekler

B) Meyve ve sebzeler

C) Ekmek


EN SAĞLIKLI CEVAP

B: Her bir porsiyonluk çözünmez life karşılık iki porsiyon çözünür lif yemeniz gerekir. Mevye ve sebzelerdeki çözünebilir lifler kolestrolü düşürür, bağırsaklarınızda faydalı bakterilerin üremesini sağlar, toksinleri vücudunuzdan atar. Çoğunlukla ekmekte ve kahvaltılık gevreklerde bulunan çözünmez lifler ise yalnızca bağırsaklarınızı doldurur. Çözünmeyen lifler sindirim sisteminizi tahriş edebilir ve yiyeceklerdeki besin değerinin çok azını absorbe eder. Tahılı günde ancak bir öğünde tüketmelisiniz.


Ne kadar kahve tüketiyorsunuz?


A) Günde bir fincan

B) Günde bir, iki fincan

C) Günde dört fincandan fazla


EN SAĞLIKLI CEVAP

B:Çalışmalar gösteriyor ki günde iki fincan kahve içmenin sağlığa hiçbir zararı yok. Hatta ılımlı kahve tüketimi astım krizlerini azaltır, kolon kanseri riskini yüzde 25, safrakesesi taşı oluşumunu yüzde 45, Parkinson hastalığını yüzde 80'e kadar, sirozu ise yüzde 80'e kadar azaltıyor.

Formsante

Ağız kokusundan kurtulmanın 10 yolu

Ağız kokusu başka şeye benzemez herkes alır o kokuyuda bir tek sahibine göstermez kendini sinsidir yani. Aaa Ahmet'in ağzı ne kadar da kötü kokuyor derken aslında kendi ağzınız çok daha kötü kokuyordur da sizin haberiniz yoktur. Bir de en kötüsü ağzı kokan birine bunu söylemektir. Hem kalbini kımak istemezsiniz hemde başkaları arkasından konuşacağına ben yüzüne söyleyeyim tedbir alsın dersiniz. Uzun lafın kısası çetrefilli iştir ağız kokusu
Zaman zaman nefesinizdeki köttü kokudan şikayet ediyorsanız, çözümünüz tam burda...



1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun
Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz.



2-Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin
Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezle zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız.



3-Sakız çiğneyin
Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.



4-Tarçın kullanın
İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.



5-Daha fazla su için
Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.



6-Asla burnunuz tıkalı uyumayın
Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.



7-Basit şeker tüketiminizi azaltın
Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.



8-Lokmaları iyi çiğneyin
Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.



9-Diş ipi kullanın
Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.



10-Sigara içmeyin
Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

Kendi manikürünüzü kendiniz yapın


Tırnaklarınıza manikür yaptırmak için ille de kuaföre gidip sıra beklemenize gerek yok. Kendi kendinize manikür yapabilirsiniz.
Çok az vaktiniz var ve kemen hazırlanıp çıkmanız gerekiyor. Üstüne üstlük de tırnaklarınız berbat durumda. Telaş etmeyin, bu ille de kuaförde dakikalar harcayacaksınız demek değil. İsterseniz evde 10 dakikada manikür yapabilirsiniz. Öncelikle ellerinizi güzelce yıkayın ve kurulayın. Çift taraflı bir törpü kullanarak tırnaklarınızı törpüleyin. Törpü yaparken tırnak köşelerinizi törpülemekten özellikle kaçının. Törpüleme işleminden sonra tırnaklarınızı şekillendirmeye başlayın. Tırnağınızın yapısına göre şekil vermeniz ellerinizin daha güzel görünmesini sağlayacaktır. Yuvarlak ya da köşeli olabilir. Tırnaklarınızın çevresine yumuşatıcı bir krem sürün. Ellerinizi sıcak denilebilecek suyun içinde birkaç dakika bekletin. Böylece tırnaklarınızın kenarındaki etlerin yumuşamasını sağlarsınız. Tırnağınızın çevresindeki ölü derileri hafifçe geriye itin. 'Şeytan tırnağı' denilen tırnaklarınız çıkmışsa, onları da dikkatlice kesin. Tırnaklarınızı kestikten sonra ellerinizi güzelce losyonlayın. Hatta yumuşak hareketlerle elinize masaj yapabilirsiniz. Elleriniz yumuşacık olur.Sıra geldi tırnaklarınıza oje sürmeye. Öncelikle asetonlu bir pamukla tırnak yüzeyinizi temizleyin. Bu şekilde kenarda kalmış oje artıklarını da temizlemiş olursunuz. Manikürün son aşamasındasınız artık. Sıra oje renginizi seçmeye geldi. Fırçanın üzerine küçük bir miktar oje alın ve tırnağınızın ortasından başlayarak boyayın. Fırçanıza fazla oje almamaya özen gösterin. Tırnak kenarlarınıza da dikkatlice, taşırmadan ojeyi sürün. İşte tırnaklarınız artık son derece bakımlı ve güzel duruyor.


elokay.net

Makyaj Her Zaman Güzelleştirir mi?













Cevap tabi ki hayır. Makyaj güzelleştirmekten çok çirkinleştiriyor da. İyi ışıklandırılmamış bir ortamda yapılan makyaj felaket bir görüntüye sebep olabilir. Benim başıma gelmişti o zamanlar dudak kalemi modası var ve de biraz taşırarak sürülüyor. Ben de makyajımı loş ışıkta yaptım dudak kalemini kalınlaştırdıkça dudaklarım nasıl güzelleşiyor(laf aramızda dudaklarım incedir biraz) angelina jolie yanımda halt etmiş dudaklarım o kadar güzel oldu. Birde o halde dışarı çıkıp (üniversitede okuyorum o zaman)okula gitmedim mi Herkes bana bakıyor bende çok güzel oldum ya ondan bakıyorlar sandım ama bakışlar fazlalaşınca kendimi bir tuvalete zor attım ve halimi gördüm seren serengil halt etmiş. O gün bu gün dolgun dudaklara sahip olma hevesimi bir kenara bıraktım. Dolgunluk veren rujlardan da kimse memnun değil galiba???













22 Ekim 2007 Pazartesi

Giyim hilelerini biliyor musunuz?


Giyim hilelerini kullanarak bedeninizdeki kusurları gizleyebilirsiniz!


Göğüs ve bacaklar için

Küçük göğüs için silikonlu sütyen kullanın. Eğer göğsünüz büyükse, toparlayıcı, kapları geniş ve bastırıp sıkıştıran sutyenler sizin için ideal.Bacaklarınız kalınsa toparlayıcı çoraplar giyinin. Piyasada ince gösteren likralı çoraplar var. Hatta yaz için de, açık ayakkabıyla giyilebilecek, külot ve ayak kısmı olmayan ince çoraplar var. Sırt dekolteniz için de sırtı açık sutyenler var. Boyundan bağlanan sutyenler dekolte kıyafetler için...Elbiseniz hem askısız hem dekolte ise ve göğüsleriniz ufaksa, elbise içine göğüs kapları diktirebilirsiniz.
Popoyu küçültün
Geniş, basenlililer için toplayıcı sıklaştırıcı likralı çoraplar var.Dar basenliler için silikonlu korseler var. Kenarları takviyeli bu korseler, kalçayı geniş ve şekilli gösteriyor. Kalçanız forma giriyor.Göbeğiniz ve karnınızın olması da sorun değil. Bele kadar yüksek çamaşır külotlar sert ve toplayıcı özelliğiyle fazlalıkları kapatıyor.
Bunlara dikkat!
Kilolular koyu pastel renk giymeli.
Kalın olan bölgelere koyu renkler gelmeli, zayıf bölgelere de açık renkler denk düşmeli.
Göğsünüz büyükse, bu bölgede göz alacak işlemeli, pırıltılı şeyler olmalı.
Kiloluysanız kıyafetin çizgileri boyuna olmalı.
Boyunuz kısaysa yine dikey çizgili kıyafetleri tercih edin.
Boynunuz kısaysa boyundan bağlı kıyafetlerden uzak durun.
Büyük ve taraklı ayaklarınız varsa, ince bantlı ayakkabılar giymeyin.
Önü sivri, kapalı zarif pabuçlar kullanın

Kim nasıl etek giymeli?

Son zamanlarda sokaklarda en çok giyilen giyisilerin başında etekler geliyor. Siz kendinize hangi eteğin yakıştığını biliyor musunuz?
Vitrinlerde, sokakta önünüzde yürüyen kadının üzerinde, evde dolabınızda bir sürü etek var. Kimini çok beğenerek aldınız ama size yakışmadı, kimini beğenmediniz ama üzerinizde çok güzel durdu. İşte kendinize yakşan eteği giyebilmeniz için size bir kaç öneri. İş kadınları içinMasa başında çalışanlar klasik tarz etekleri tercih edebilirler. Bunlar düz dar kesim olabildiği gibi pileli, yırtmaçlı kesimlerde olabilir. Fazla hareket etmedikleri için doğal dokulu ve likralı kumaşlar tercih sebebi olabilir.Sürekli hareket halinde olanlar için ise, hem şıklık hem rahatlık için, bu yılın trendi olan kloş, dizaltı boyunda etekler, valonlu çingene etekleri ve çan tarzı etekler oldukça uygun.İnce belli hanımlar içinİnce belli olmak şüphesiz her kadının hayali. Ancak kimi kadınların beli oldukça ince, basen kısımları bele oranla daha geniş olabiliyor. Bu durumda dar kesimler tercih edildiğinde orantılı bir görünüm ortaya çıkmayabiliyor. Çok ince belli, baseni daha geniş kadınlara basenden sonra çan tarzı inenetekler öneriyor.Kısa boylu hanımlar içinKilolu ve kısa boylu kadınlara etek boyu kısa etekler giymeleri tavsiye ediliyor. En fazla dizde biten etek boyları tercih edilmeli çünkü uzun etekler boyu daha da kısa gösterir. Zayıf kısa boylu kadınlara da kısa etekler yakışıyor. Fakat modeller üzerinde değişik alternatifler kullanılabilinir. Çünkü bu tip kadınlar değişik modelleri rahatlıkla taşıyabilirler.Renk seçimine dikkatEtekler de renk seçimi de önemli. Renk seçimi ortama, beden tipine ve eteğin modeline göre yapılmalı. Renk, desen ve kumaş önerileri:
• Kısa ve dar etekler için koyu renkler tercih edilebileceği gibi gibi açık renk ve desenli kumaşlar da kullanılabilir. Uzun ve bol kesimli etekler için desenli, soft renkler olabildiği gibi canlı renkler de kullanılır.
• Kısa ve pileli etekler için ekose kumaşlar ve düz koyu renkliler seçilebilir. • Uzun, düşük belli ve dar etekler için koyu renkler ve çizgili kumaşlar tercih edilebilir.
• Dizaltı, dar etekler için iri desenli, karışık renklerin dışındaki diğer düz renkler seçilebilir.

Örgü Atkı Bere


Üç tane ince uzun şerit örüyoruz. Lastik örerseniz daha düz, bir sıra ters bir sıra düz örerseniz resimdeki gibi daga yuvarlak bir atkı elde edersiniz. Üç şeriti resimdeki gibi aynı renk yada farklı renklerde örebilirsiniz. Evdeki artmış yünleri değerlendirmek için farklı renklerde örmek iyi bir fikir. örgü bittikten sonra uçlarına ponpon yapıyoruz. Şeritleri lastik örerseniz düz durması için aralarda gizli dikişle tutturabilirsiniz.



Saçınız şekil almıyor mu?



Bir çok kadın saçlarını şekillendiremediğinden yakınır. Oysa yöntemini bildikten sonra saçınıza şekil vermek çok kolay...

Saçlarınızın kolay şekil alması için...

Saçınıza seksi bir dolgunluk kazandırmak için, kuruturken yuvarlak fön fırçanızı dik bir şeklide iki parmak kalınlığında saçınıza dolayın ve fön çekin.

Kuaförünüzden saç uçlarınızı incelterek kesmesini isteyin.

Saçınızı düz veya hafif dalgalı bir biçime sokmak için kuruturken fırça kullanmayın ki doğal bir görünüm kazansın.

Mükemmel bir röfleye sahip olmak için kuaförünüze aynı renk grubunun değişik tonlarını kullanmasını söyleyin. Böylece saçlarınız derinlik kazanır.

Saçınızı forma sokmanın en kolay yolu saçınız nemliyken silikon içeren bir serum uygulamaktır.

Mükemmel bir at kuyruğu yapmak için saçı toplamadan önce saç diplerine sprey sıkmalısınız.

Kuru olan saça şekil vermek için saçınızı öne atıp, saç diplerine sprey sıkın. Böylece saçlarınızı geri attığınız zaman hoş bir form oluştuğunu göreceksiniz.

Saçınızdaki düzgün olmayan dalgaları daha düzgün bir forma getirmek için nemli olan saçınıza düzleştirici serum uygulayın. Daha sonra, bir parmak genişliğinde birer tutam saçı dolayıp kendiliğinden kurumaya bırakın, son olarak bukleleri yumuşak bir şekilde elinizle ayırın.

Eğer saçınızı yukarıdan topluyorsanız kuaförünüze saçınıza yapacağı röfleleri saçınızın alt kısmına uygulamasını söyleyin. Bu şekilde at kuyruğunuz bir ışıltı kazanacaktır.

Saçlarınıza seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız bir parça jöleyi iki avucunuza alıp, parmaklarınız tarak görevi görecek şekilde yukarıdan aşağıya doğru tarayın.

Saçlarınızı kuruturken dipten dışa doğru ters bir şekilde taradığınız takdirde saçlarınız daha dolgun bir görünüm kazanacaktır.

Gece çıkmadan önce saçınıza parlaklık kazandırmak için bir allık fırçası yardımıyla far veya allığınızı saçınıza sürün.

Saçlarınızı yıkarken şampuanı sadece diplere, kremi ise uçlara sürün, bu saçınızın kurumasını engelleyecektir.