20 Aralık 2008 Cumartesi


  • Uzun zamandır yazmıyorun yazamıyorum. Tek çocuk bakmak hiç birşey değilmiş. Çapraz ateş arasında kaldım resmen... Şikayetçi değilim çocuklarıma canım feda, yorgunum yalnızca...
  • Bayramda memleketteydim. üç hafta kaldım. Ev felaket durumda bir haftadır temizlemeye uğraşıyorum. Hiç ilerleme kaydedemedim. Mecbur yardımcı alacağım. Birini tavsiye ettiler haber bıraktım. Ses çıkmadı. Başka birini arayacağım. Tabi bunlar bana zaman kaybettiriyor. Evi temizlemeye çalışsam da her geçen gün daha dağılıyor ve kirleniyor.
  • Oğlum uyudu kızım komşuya oynamaya gitti. Fırsattan istifade nete girdim. Aslında yazmaya halim yoktu ama bu adreste bulunan kampanyayı görünce kendimi yazmak için zorladım. Son günlerde çocuklara uygulanan taciz ve ... (yazmaya elim varmıyor) ile ilgili o kadar iğrenç haberler okudukki bu konuda ben debir şeyler yapıp sizlerle çocuk tacizine karşı açılmış bu kampanyanın linkini paylaşmak istedim.
  • http://kampanya.annecocuk.com

16 Ekim 2008 Perşembe

Hangi Yemeğe Hangi Baharat...

Kurutulmuş, dondurulmuş ya da yağda korunmuş baharatlar ve otlar, aromalarını verdikleri yemeklerin tadını artırıyor. Onlarla lezzet yaratmanın sırları, hangi yemeğe hangi otun veya baharatın yakışacağını bilmekten geçiyor.

Baharatlı ve kokulu otlar; fesleğen, tarhun otu, maydanoz, sarmısak, karabiber, köri, kişniş, kimyon, tarçın, kırmızı biber ve safrandır. Bu otların değişik sebzelerle uyumu da değişik oluyor. Pancara dereotu, patatese fesleğen, domatese kekik yakışabiliyor.

SEBZELERİN BAHARAT VE OTLARLA UYUMU
  • Enginar - Tarhun otu
  • Patlıcan - Mercanköşk, kekik, maydanoz
  • Pancar - Dereotu, maydanoz
  • Havuç - Maydanoz, sarmısak, kişniş
  • Bakla - Kekik, maydanoz
  • Şalgam - Maydanoz
  • Bezelye - Dereotu
  • Patates - Fesleğen, maydanoz, defne
  • Domates - Fesleğen, kekik, maydanoz


LEZZET YARATMANIN SIRRI
  • Kokulu otları, aromalarını koruyarak saklamanın ilk adımı kurutmaktan geçer ve yemekle buluşuncaya kadar uzun bir süreci gerektirir.
  • Kurutulduktan sonra satışa sunulan birçok ot; ya cam kavanozlarda, ya açıkta ya da özel ambalajın içinde satılmalıdır. Satın aldığınız baharatları ışıktan korumaya özen gösterin.
  • Her kullanımdan sonra otların bulunduğu paketin iyice kapatılması gerekir. Aksi taktirde o güzelim kokularını kaybederler.
  • Kuru otların acımsı tadını kırmak için, onları yemeklerinize katmadan önce fırında biraz ısıtın, hem acılığı gider, hem de aromaları daha iyi çıkar.
  • Sıvı yağ içinde ya da tuzlanarak saklandıklarında fesleğen, tarhun otu, sarmısak gibi kokulu türlerin lezzetleri daha iyi korunur. Bir kez kullanıldıktan sonra kapaklarının sıkıca kapatılıp buzdolabına konmaları ve bir ay içinde tüketilmeleri gerekir.

BAHARAT SEÇİMİ
Sebze ve et yemeklerinizin daha lezzetli olmaları için baharat katmaktan kaçınmayın. Özellikle sebze yemeklerinizde lezzeti dengelemenin koşulları vardır. Örneğin:
Fazla tuzlamayın; çünkü sebzeler mineral tuzlar açısından yeterince zengin gıdalardır.
Biberi ölçülü kullanın; çünkü biberin acısı bütün aromaların üzerine çıkar.
Bir tutam şeker, bir kaşık bal ve meyva, sebzelere eşlik edebilir.




KURUTULMUŞ OT KULLANIMI
Maydanoz, kekik, sarımsak, tarhun otu, kişniş, fesleğen, nane ve dereotu gibi otlar kurutulmuş olarak aromalarını ve lezzetlerini çok iyi koruyan ambalajlarda da satılırlar. Onları salatalarda, soğuk veya sıcak sebzelerde kullanabilirsiniz. Ayrıca balık, et, çorba veya salatalara katılmak için hazırlanmış özel karışımlara da market raflarında rastlamanız mümkündür. Ancak kurutulmuş otları kullanırken onları ısı kaynağının yakınında tutmayın. Çünkü alev alabilirler.

EVDE KURUTMAK İÇİN
Sağlıklı beslenmek adına doğaya dönüşün yükselen trend olduğu günümüzde dilerseniz sizde bazı baharatları evinizde kurutabilirsiniz. Yazlık yöreler bu kurutma işlemi için ideal yerlerdir.
Doğada kendiliğinden yetişen yabani kekiği saplarını uzun bırakacak şekilde toplayıp bir buket haline getirin. Yaprak kısmı aşağı bakacak şeklide serin bir yere asın.
Mevsimlik bitki olan naneyi bir saksıda da yetiştirmeniz mümkün. Taze olarak yemeklerinizde kullanabileceğiniz gibi yapraklarını topladıktan sonra temiz bir kağıt üzerine yayıp sıcak, gölgelik ve rüzgar alan bir yerde kurutabilirsiniz.
Kaynağı bulamadım malesef...

1 Eylül 2008 Pazartesi


  • Buradan kendinize en uygun parfümü bulabilirsiniz. Tercihlerinizi belirtin size en uygun parfumü veriyor.
  • Parfüm konusunda biraz takıntılıyım. İllaki bütün parfüm kokularını bileceğim. Mesela Armani She ve CK euphoriadan çok bahsediliyor. Onları bir an önce denemek istiyorum. Doğumuma çok az kaldığı için gidip bakamıyorum. Bir ana önce kokulu internet istiyorum. Bir kaç sene sonra belki onu da yaparlar. Belli mi olur.
  • Ben çiçek kokularını severim. Öyle seksi kokmak umrumda değil hatta o tür kokular miğdemi bulandırıyor. Erkekler ise baharatlı ağır kokuları beğeniyor galiba. Neyseki benim eşim öyle değil. Hazır başlamışken parfüm fiyatlarını da protesto edeyim. Dışarıda üç kuruşa satılan parfümler biz de dünya para. Hala duymayanınız varsa bu konuda da strawberrynet.com aldı yürüdü artık pek çok kişi şiparişini buradan veriyor. 100 doların altına extra ödemiyorsunuz.
  • Ben her konuda yerli malı kullanmaktan yanayım. Artık yerli parfümlerde çok güzel olabiliyor. Gerçi çoğu yabancı parfümleri fazlasıyla andırıyor ama :))

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Harika Bir Şey mutlaka Bakın...


Buraya tıklayarak orjinalini görebilirsiniz. Mutlaka göz atın harika bir şey. Mozaiklerin her biri aslında başka bir resmin parçası. Örneğin atın gözüne tıklamanızı tavsiye ederim.

Biraz Utanma Zamanı

Hurriyetin web sitesini takip etmek benim iin bir alışkanlık oldu ama yayın politikalarını beğenmiyorum. Yarı çıplak kadın resmi kullanmak için haber yapıyorlar sanki. Yakın bir zamanda bu konuda bir takım yayın ilkeleri belirlediklerini söylemişlerdi. Eskiye dönmeleri uzun sürmedi. Yine de bazı ilgi çekici haberler bulmak mümkün.
Alman televizyonunda Türkiye nasıl rezil oldu

Alman televizyon kanalı RTL’de pazartesi akşamı yayınlanan Ekstra Magazin (Extra-Das RTL-Magazin) adlı program, bir Türk ve bir Alman kadını Türkiye’ye tatile gönderdi ve yaşadıklarını başından sonuna gizli kameraya çekti.
Devamı

14 Ağustos 2008 Perşembe

Sikayetvar.com

Sikayetvar harika bir site. Bu site de yayınlanan şikayetlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Böylece bu firmaları daha yakından tanıyabilirsiniz diye düşündüm.

ARISTON Bulaşık Makinemi Atıyorum!

  • Buzdolabım ve çamaşır makinem Ariston olduğu için bulaşık makinemi de Ariston aldım. Yaklaşık 10 senedir kullanıyorum. 10 senede ya 2 ya da 3 kez içinden temiz bulaşık çıktığını gördüm. Hatta sürahi gibi tamamen temiz koyduklarım bile kirli çıkıyor.
  • Zaten bulaşıkları makineye koymadan önce tamamen temizliyorum. Yine de bulaşıklar pis. Bu kadar zaman bulaşık makinesine yerleştirmekle uğraşıp sonra tekrar elimde yıkadığım için emeğime mi yanayım yoksa verdiğim deterjan, elektrik paralarıma mı yanayım bilemedim.
  • Defalarca servis çağırdım. Yoksa servise verdiğim paraya mı yanayım bilemiyorum. Bu hafta yeni bir bulaşık makinesi almaya karar verdim. Eskisinin çalışmasında bir problem yok. Yine de çöpe atacağım. Eşim birine verelim diyor. İnanın vereceğim kişinin başına da dert olur diye korkuyorum.

SONUÇ: Firma garanti süresinin dolduğunu, ücret karşılığı sorunun giderileceğini belirtmiş, şikayetim anlaşılamamış beni arama zahmetine de girmediler. Ben zaten defalarca servis çağırdım ve defalarca ücret ödedim. Zaten forumlara bakınca tek Ariston mağdurunun ben olmadığımı gördüm.

TWİGY'den Aldığım Ayakkabı Bir Haftada Mahvoldu

  • İndirim döneminde Twigy'den kızıma iki tane ayakkabı aldım. Poly marka spor ayakkabıyı tepe tepe kullandık. O küçülünce de Fisher&Price marka ayakkabıyı giydirdim. Ayaklarının alışması için bir hafta evde giydirdim.
  • Ayakkabının burnunda renk değişimi oluştu. Pembe ayakkabının burnu kurşuni oldu. Bir hafta da sokakta giydirdim. Bu sefer burnu tamamen soyuldu. Firmaya gittim. Ayakkabıyı fabrikaya gönderdiler.
  • Ayakkabı geri geldi ve bize kullanıcı hatası olduğunu söylediler. Oysa ki bu güne kadar bir sürü ayakkabı kullandık, hepsi hiç eskimeden küçüldü. İlk defa bir ayakkabının bu kadar kısa sürede deforme olduğunu gördüm.
  • İşin üzüldüğüm yanı bu kış giymesi için kızıma aynı ayakkabının botundan da almış olmam. Adım gibi eminim ki o da bir kaç kere giyilip kullanılmaz hale gelecek.
  • Bu sefer giydirmeden önce tarihli fotoğrafını çekip, bir de bir kaç gün giyildikten sonraki fotoğrafını çekeceğim.

SONUÇ: Cevap yok

GARANTİ Mini Bank Hediyelerini Göndermedi
  • Kızım için tasarruf yaptırmak amacıyla aylar önce Garanti Bankası'nda Mini Bank hesabı açtırdım. Hemen ertesinde yatırmam gereken parayı bana verdikleri hesap numarasına gönderdim.
  • Bir hafta içinde Mini Bank üyelerine gönderilen hediyelerden alacağımızı söylediler. Kızım bunlardan anlamayacak kadar küçüktü ama yine de hediyeler bizi sevindirecekti, beklemeye başladık.
  • Haftalar değil, aylar geçti. Garanti Bankası'na mail ve telefon asıtasıyla ulaşıp durumu bildirdim ancak bana yardımcı olmadılar yada olamadılar.
  • Bu sıcaklarda hamile olmama rağmen kalktım şubeye gittim. Orada öğrendim ki hata yapmışlar, bana verdikleri numara kızımın değil, benim hesap numarammış. Bana hesap açıldığından haberim bile yoktu.
  • Neyse gereken değişiklikler yapıldı, hata düzeltildi. Ben de problem çıkartmadım fakat aradan yine bir yada iki ay geçmesine rağmen gelen giden olmadı.
  • Babalar Günü'nden önce 3. Kez şubeye giderek (ki dediğim gibi hamileyim ve bu benim için çok yorucu oluyor) artık bu işten sıkıldığımı belirttim. Onlar da merkeze mail atarak durumu bildirdiler.
  • Tahmin edin ne oldu? Cevap: Hiçbir şey. Ne arayan, ne soran ne de gelen giden var.
SONUÇ: Garanti Bankası iki üç kez beni arayıp sorunun çözüleceğini söyledi. Sonuçta hiç bir şey çözülmedi. Ben bu bankaya kızımın birikimlerini emanet ettim. Onlar ise bu kadar basit bir işlemi bile gerçekleştiremiyorlar.

  • Henkel ve Yurtiçi kargo ise sorunlarımla ilgilendiler. Müşterilerine satış sonrası destek veren ürünün arkasında durun firmalara teşekkür ediyorum.

Şimdi bana sen de çok huysuzsun diyebilirsiniz. Böyle durumlarla karşılaştığımda kendimi dolandırılmış hissediyorum. ELimden gelen ise bunları başkalarıyla paylaşıp bu firmaların başkalarını mağdur etmesini önlemek.

  • Twigy ayakkabıyı geri almasada, botu değiştirdi. Yerine spor ayakkabı aldım bir problemle karşılaşmadım.

7 Ağustos 2008 Perşembe

Çaydanlıklar Işıldasın.


Çaydanlıklarınızı nasıl temizliyorsunuz. Herhalde en bilinen yöntem Üstüne çamaşırsuyu, altına kireç çözücüdür.

Bakın ben size daha iyi bir yöntem söyleyeyim.Çaydanlığın üstünü bildiğimiz çamaşır makinesi deterjanıyla, altınıda tuzruhuyla kaynatıyorsunuz. Tuz ruhunu su ısıtıcı (kettle) için de kullanabilirsiniz.

Dışı yandığında veya karardığında kendiniz temizleyemediyseniz. Pazarlarda çelik eşya parlatanlar var. Onlara verin. Yeni alınmış gibi oluyor.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Koltuk Kılıfı Nasıl Dikilir???


Daha önceki yazılarımda koltuklarımdan bahsetmiştim. Çok doğru bir tercih yaptığımı düşünüyordum ancak koltuklar gelince pek çok sorun çıktı. Öncelikle gönderilen koltukların deri rengi bizim istediğimizden farklıydı. Puf ve kırlentler yanlıştı... vs. Kullandıkça yeni bir sorun daha çıktı. Döşemelik kumaş leke tutmaz cinsten olmalıydı ancak bırakın leke tutmamayı suyla bile silseniz leke çıkmadığı gibi su lekesi de bırakıyor üzerinde. Bu durumda çareyi yeni bir koltuk kılıfı diktirmekte buldum ancak sadece minderler için 350 ytl gibi bir fiyat çıkıyor. Nette bu konuyu araştırırken nasıl koltuk kılıfı dikileceğini anlatan kaynaklar buldum. Burada anlatılıyor. Benimki sadece minderler olduğundan bundan çok daha kolay ama bu tür projeler çocuklu insanlara göre değil. O yüzden ben diktirebileceğim yerlere bakmaya devam edeceğim. Size kolay gelsin...

31 Temmuz 2008 Perşembe

İyi ki Doğdun, Meleğim



  • Kızım iki yaşını bitirdi. İki yıl su gibi akıp geçti. Yorgunluklar, sıkıntılar unutuldu. Geride meleğimin bize verdiği huzur ve mutluluk kaldı. İnsan birşeye bu kadar emek verebilir mi? Verdiğin emek bu kadar değer mi? Hayatım boyunca pek çok şey için uğraşmışımdır. Hepsi boştu. Tek gerçek bu...
  • Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Cumartesi akşamı eşi dostu çağırıp kutlamayı düşünüyoruz. Üç haftadır evde yoktum. Üç haftadır temizlik yapılmamış bir evde 7,5 aylık hamile bir kadın nasıl doğum günü düzenler??? Geçen sene aile arasında kutlamıştık bu sene kızımın aklı ermeğe başladığı için güzel birşeyler yapmak istiyorum. Marifetli blog arkadaşlarımın bana tavsiyeleri olur inşallah.
  • Temizlik konusunda çok başarılı değilim. Artık gelenlerde kusura bakmaz inşallah. Pazartesi gecesinden beri uğraşıyorum pek yol kat edemedim. Yarından itibaren ikramlıkları hazırlayacağım. Şöyle göz dolduran pratik tariflerinizi bekliyorum...

29 Temmuz 2008 Salı

İşte Geldim Burdayım, Ben Bu İşte Ustayım...



  • Tatilimizi bitirip evimize döndük. Çocuklu ve hamile bir kadın ne kadar tatil yapabilirse o kadar dinlendim aslında insanların tatile gidip nasıl dinlendiğini hiç anlayamamışımdır. Hani işten izin alıp bir hafta yatsan neyse. Saatlerce süren yolculuk otel odasına yerleşme, denize gir çık... vs bana yorucu geliyor nedense...
  • Tatilimizin ilk haftasını annemin evinde geçirdik sebep; üç tane düğün olması. Kızım düğün seviyor ne yapalım. Ortaya çıkıp çıkıp çalkalıyor. İlk hafta Erdek, Ocaklara gidip yer baktık. Fiyatlar çok uygundu. İki hafta kalacağız deyince indirimde yapıyorlardı. Yerimizi ayarlayıp bir hafta sonra tekrar gittik. Ayarladığımız yeri başkasına vermişler. Biz de yer bol diye başkasına gideriz dedik ama hiç bir yer de boş yer kalmamıştı. Meğerse tam sezon başına denk gelmişiz. Bir haftada bu kadar fark edeceğini hiç düşünmemiştim. 23:00 sularında bir oda bulup yerleştik. Temiz olmayacağını düşündüğümden Erdek yerine Ocaklara gittik ama ocaklar çok gelişmiş ve kalabalıklaşmış dolayısıyla denizi de çok pisti. Merkeze uzak noktalar temizdi ama çok yosunluydu. Biz de bir hafta kalıp döndük. Bir iki hafta içinde Kerpe'ye bir haftasonu kaçamağı planlıyoruz. Umarım orası temizdir.

8 Temmuz 2008 Salı

Tatil Zamanı


15 - 20 günlüğüne buralarda değilim. Tatil dönüşü görüşürüz

İlişkiler Üzerine Bir Baba Öğüdü :))


Aşağıdaki yazı itiraf.com'dan çok hoşuma gitti paylaşmak istedim. Bir baba konuya ancak bu kadar hakim olabilir. Tebrik ediyorum;
Babamdan öğütler
İlişkiler üzerine az ve öz nasihatler veren babacığım, beni üzgün görünce dayanamıyor ve diyor ki: "Kızım ben sana hiç balık tutmayı öğretmedim mi? Oltayı atacaksın, öyle beklemeyeceksin, arada hareket ettireceksin. Balık ilgi gösterince oltaya asılmayacaksın, kaçar. Yavaş yavaş çekeceksin, iyice oltaya gelince oyalanmayacaksın, çıkarıp kovaya atacaksın." Biz anladık mesajı değil mi itiraf.com kadınları?

Aksesuar olan parfümler

Eskiden dedelerimiz kullanırdı bunlara benzer şeyler. Çok özenirdim o zaman. Değişik kutuları olurdu. Bu modayı görünce aklıma onlar geldi. Kadınların yeni oyuncakları olacakları şimdiden belli.
Katı parfümler eski Mısır zamanından beri kullanılıyorlar. Şimdi çantada taşınacak ilginç figürler halindeki veya kolye şeklindeki modelleri revaçta.

Balmumunun içine parfümün esansları yedirildikten sonra, sıvıdan katı hale dönüştürülen bu parfümler şişe taşımaya bir alternatif getiriyor.

Kolye şeklinde her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz modeller, dudak parlatıcılarının plastik albenili yüzük, küpe ya da anahtarlık şeklinde tezahür etmiş olanlarından daha kaliteli. Bazı markaların katı parfümü çeşitli figürler içine koymaları, bu konuda bir koleksiyonerlik bile başlatmış durumda.

Estee Lauder, figürler konusunda oldukça iddalı olup koleksiyonerleri doyururken, Missoni kolye ucuyla dikkat çekiyor. Ayrıca minik teneke kutularda LUSH’ın da bu tip ürünleri var. ntvmsnbc

Çantadan çıkartıp figürü aralayıp ya da kolyeyi açıp, balmumu parfümü boyna krem gibi sürmek ilginç bir deneyim.

Sex and The City ve trendleri


Tek bir bölüm bile izlemediğim için. Sex and The City çılgınlığından bir şey anlamamaktayım. Fakat filminin modaya yön vereceği hatta verdiği belli.
  • Carrie yıllara her ne kadar meydan okumaya çalışsa da almıştır yaşını başını. Yaptığı değişiklik, isim yazılı kolyesinin yerine yatağa bile giderken boynundan hiç çıkartmadığı inci kolyesidir.
  • Gladyatör sandaletler filmin stilisti Patricia Field tarafından da onaylandığına göre artık bu yazın resmi ayakkabısıdır.
  • Kemerler her yerdedir. İrili ufaklı şekilde adeta vücudun bir organı haline gelmiştir.
  • Markalaşma zirve yapmaktadır. Telefon kodu bile daha fiyakalı veya havasız olarak tarihe geçmiştir. (Carrie telefonunu değiştirmek zorunda kalınca eski alan kodunu kaybettiğinde oldukça hayıflanmıştı.)
  • İnternetten lüks çanta kiralama hizmeti veren bagbarrowandsteal.com’un filmde adı geçtiğine göre bu servisi bilmeyenler şimdi hücum edecek. Lüksü kiralama ayrı bir konsept olarak yükselecek.
  • Gucci’nin I NY baskılı çantası azru nesnelerinden biri. Film New York’ta geçtiğine göre böyle bir kıyak fazla kaçmaz.
  • Gelin ayakkabısında beyaz tutuculuğunun kırılabileceğine dair işaretler Carrie’nin ilk düğünde giydiği dore gladyatörler ve gerçek düğününde giydiği mavi Manolo Blahnik’ler.
  • Kısa da olsa uzun da, saçlarda dalgalar favori.
  • Trend olacak bile demeye vakit bırakmayan, halihazırda trend olmuş uzun renkli elbiseler.
  • Olabildiğince çiçekli ve renkli desenler.
  • İnce bilezikler bilekten dirseğe kadar.
  • Vintage değerli takılar, yüzük, kolye, küpe.
  • Bunca malzemeyi göstermek için sadece Carrie karakteri filmde 81 ayrı kostüm giymiş durumda.

10 soruda KEY

Pek çok kişinin beklediği KEY ile ilgili faydalı bir yazı
10 soruda KEY

Kahve kadın kalbine iyi geliyor


Kahveyle aram yok. Acaba aşağıdaki araştırmayı kahve firmaları yaptırmış olabilir mi?

Uzun süreli ve düzenli kahve tüketimi özellikle kadınlarda kalp krizi riskini azaltıyor. İdeal miktar 2-3 fincan kahve.

İspanya’da Autonoma de Madrid Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre kahve tüketiminin erken ölüme sebep olmadığı, aksine kalp krizi riskini azalttığı ortaya çıktı.
Haberin devamı

Orta yaş katılımcılar üzerinde yapılan araştırmada günde 6 fincana kadar düzenli kahve tüketiminin kansere bağlı ölüm riskini artırdığına dair bir kanıt bulunmadı. İspanyol araştırmacı Lopez Garcia’nın Journal Annals of Internal Medicine’de yayımlanan araştırmasında, uzun süreli ve düzenli kahve tüketiminin özellikle kadınlarda kalp krizi riskini azalttığı açıklandı.

Araştırma günde iki ila üç fincan kafeinli kahve içen kadınların hiç içmeyenlere göre yüzde 25 oranında, dört ila beş fincan kahve içen kadınların ise yüzde 34 oranında daha az kalp krizi riski taşıdığını ortaya çıkardı. .

ÖNEMLİ BİR ANTİOKSİDAN KAYNAĞI
Araştırma son zamanlarda kahve üzerine yapılan diğer araştırmalarla aynı yönde. Bir başka araştırma da kahvenin önemli bir antioksidan kaynağı olduğunu ve kalp krizi ve kanser riskini azalttığını ortaya koymuştu. ntvmsnbc

Bebek gülümsemesi anneleri uyuşturuyor

Doğruluğundan emin olduğum bir haber...


AA. ABD’li bilimadamları, bebek gülümsemesinin annelerde uyuşturucu etkisi yaptığını ortaya çıkardı.

ABD’deki Baylor Tıp Fakültesinde görevli bilim adamı Lane Strathearn başkanlığındaki ekip, bebek gülümsemesinin beynin ödül merkezini harekete geçirerek, annelerde uyuşturucu etkisi yaptığını ortaya çıkardı.
Haberin devamı

Bilim adamlarının yaptığı deneyde annelere bebek fotoğrafları gösterildi ve bunlara baktıklarında fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme tekniğiyle beyinlerindeki kan akışı izlendi.

Araştırma sonucunda, gülümseyen bebek fotoğraflarına bakan kadınların beyinlerinde aktif olan bölgelerin, uyuşturucu bağımlılığıyla da bağlantılı bölgeler olduğu belirlendi.

Beynin bu bölgelerindeki hareketliliğin, kendi bebeğinin fotoğrafını gören kadınlarda daha arttığı kaydedildi.

Bilim adamları, “Bebek gülümsemesi anneleri uçuruyor” dediler.

4 Temmuz 2008 Cuma

Kadınları rezil eden kıyafet hataları

Milliyetim.com.tr de gördüğüm bir yazıyı paylaşmak istedim çünkü bu hataların çoğunu hala yapanlar var. Bazılarına ise katılmıyorum. Zaten her maddenin altında fikirlerimi belirttim.
Ayrıca burada da çok hoş detaylar var. Moda ikonu olayım derken moda kurbanı olanlar için.


  • Beyaz pantolonların içine giyilen renkli çamaşırlar
Beyaz pantolon ve gömleklerin içine zıt renklerde iç çamaşırları giymek, kadınların şıklığını bozan seçimler arasında sayılıyor. Bu detaya dikkat etmemek kıyafet ne kadar güzel olursa olsun görüntünün rahatsız edici olmasına neden oluyor.
Beyaz pantolon içine siyah tanga giymek gerçekten çok kötü duruyor malesef sokaklarda görmeye alışık olduğumuz manzaralardan. Sırf bu yüzden beyaz pantolonun adı çıktı. Kalın kumaştan yapılmış. İçine uygun çamaşır kullanılmış bile olsa erkekler direkt bakıyorlar bir şey görürüm umuduyla. Şartlı refleks oluşmuş bu konuda oysaki beyaz pantolon giymeyi çok severim.

  • Kaçık çorapla dolaşmak
Kaçan bir çorapla dolaşmak bir kadının tüm zarafetini bir anda yok edebilir. Bu yüzden her ihtimale karşı yedek bir çorap taşımak, çorabın kaçtığı noktayı tüm gün gizleme zahmetinden kurtaran bir yöntem olarak öneriliyor.
Ben ince çorap giydiğim de ki çok nadir giyerim en fazla 10dk kaçırmadan durabilirim. İstediğim kadar yedek taşıyayım. Bu yüzden kışın kalın çoraplar kullanırım yazın hiç giymem. İnce çorapları hiç sevmem

  • Çok yüksek topuklu ayakkabılar
Üzerinde yürüyemeyecek kadar yüksek topuklu ayakkabılar giymek kadınları daha uzun göstermekten çok dengesiz yürüyüşleriyle kötü görünmelerine neden olur. Alışveriş yaparken seçilen ayakkabıyla mağazada yürünmesi ve topukların yüksekliği endişe yaratıyorsa satın alınmaması gerekiyor. Çünkü yanlış seçimler bilek burkulmaları ve çok daha ciddi kazalara neden oluyor.
Yüksek topuklu ayakkabı çok giyeni çok güzel göstermesine rağmen, bir süre sonra bir işkence aleti halini alıyor. Düğün ve davetlerde yüksek ve ince topuklu ayakkabı tercih edilebilir ama günlük hayat için dolgu topuk veya daha kısa topuklar kullanılmalı. Dolgu topuktan kastım platform topuk değil asla. Çok zarif dolgu topuklar var. Bu arada pek bahsedilmeyen bir konuda babetlerinde aslında ayağı pek rahat ettirmediği. En rahat ayakkabılar 2-3cm topuklu olanlar. Tabi burada bahsedilen 2 cmlik boyuna karşı çivi topuk gibi ince olanlar değil. Onlar da çok rahatsız.
  • Çok fazla aksesuar kullanmak
Çok fazla takıyı bir arada kullanmak genelikle takılan modellerin farkedilmesini engelliyor ve ortaya karmaşık bir görüntü çıkıyor. Takıların ve renkli tokaların hep birlikte ve uyumsuz biçimde kullanılması başlıca rüküşlük nedenleri arasında sayılıyor.
Takı ne kadar az ise o kadar şık duruyor.


  • Uygun olmayan ortamlarda dekolte kıyafetler
Kadınların iş görüşmesi ya da diğer ciddi toplantılara uygun olmayacak dekolte kıyafetlerle katılması diğer katılımcılarda istenen şıklık etkisi yerine rahatsızlık yaratabiliyor. Özellikle tercihlerinden rahatsız olan kadınların sürekli kıyafetlerini çekiştirmeleri dekolteyi taşıyamadıkları mesajını veriyor.
Dekolte kullanımı oldukça dikkat istiyor. Hem gögüs dekoltesi . Hem mini oldukça kötü ve bayağı gözüküyor.

  • Uyumsuz çanta ve ayakkabı
Uyumsuz renk ve modellerde klasik ayakkabı ve çanta kullanmak giyilen kıyafetin şıklığını da gölgede bırakan hatalar arasında sayılıyor. Çanta ve ayakkabının dokusunun, modelinin ve renginin birbirine yakın olması gerekiyor.
Bu konuda çok tutucu olamak gerektiği kanısındayım . Çok farklı çanta ve ayakkabı kullanıp çok yakıştıranlar oluyor. Hem her ayakkabıya bir çanta almaya para mı dayanır.

  • Tayt üzerine kısa bluz giymek
Taytların üzerine vücut hatlarının ortaya çıkmasına neden olan kısa bluzlar giymek özellikle fazla kilosu olanlar kişilerde ortaya hoş olmayan bir görüntünün çıkmasına neden oluyor. Bu yüzden taytla birlikte uzun tunikleri n kullanılması gerekiyor.
Zayıf kilolu kim olsa olsun bu tür giyim kimseye yakışmıyor. Taytın üzerine giyilen tunik ise çok şık ve hamilelerin kurtarıcısı.


  • Kalın vatkalı ceketler
Özellikle seksenli yıllarda yaygın olan vatkaların kıyafetlerde çok kullanılması ortaya doğal olmayan görüntüler çıkarıyor. Kullanılan vatkaların kalınlığı ayarlanmadığında vücut yapısına göre oldukça geniş ve havada duran omuzlar kadınların rüküş görünmesine neden oluyor

Zaten kimse artık vatka kullamıyor bu maddeyi niye yazmışlar anlamadım.

Düğme deyip Geçme.



Yaratıcı ellerde en ufak şeyler bile mucizevi dönüşümler geçirebiliyor. Burada düğmelerden yapılmış dekoratif eşyalar bulabilirsiniz.

2 Temmuz 2008 Çarşamba

Scotch Brite Bezlerim Geldi


Lerzan hanımın bahsettiği Mikrofiber cam bezim geldi. Hemen denedim ve sonuç gerçekten çok iyi. Ürün iki taraflı bir tarafıyla siliyor, diğer tarafıyla kuruluyorsunuz. Açıkçası kullanım talimatını aldığımda şaşırdım. Çünkü bezi ıslak kullanmamız gerekiyor. Islak bez nasıl kurulama yapar diye düşündüm ama deneyince gördüm ki yapıyormuş gerçekten. Ürünün tek kusuru ambalajında mikrofiber yazısı çok küçük olduğundan sıradan bir cam bezi gibi duruyor. Çamaşır suyuna da dayanıklıymış. Cam silmekten bıkanlara tavsiye ediyorum. Tek seferde camlar pırıl pırıl oldu.

30 Haziran 2008 Pazartesi

Scotch Brite Microfiber Bezler...

Temizlik yapmayı seven insanlardan değilim. Benim için en güzel temzilik en kısa süreni ve mümkün olduğunca az kimyasal kullanılarak yapılanıdır. Fakat kimyasal kullanmayayım dediğinizde temizlik çok yorucu oluyor ve çok zamanımızı alıyor. Bu yüzden yeni çıkan temizlik ürünlerini dikkatle incelerim. İşimi kolaylaştıracak ürünleri hemen alırım. Eskiden temizlik malzemelerinde ucuz markaları terciih ederdim nasılsa hepsi aynı şey diye düşünürdüm. Zamanla anladım ki temizlikte marka çok önemli. Aynı ürünü iki farklı markadan aldığınızda çok farklı sonuçlar alıyorsunuz.


Microfiber yada mikrofiber bezleri uzun zamandır duyuyordum fakat 25 ytl gibi bir fiyattan satıldığından denemeden almaya da çekindim. Markette scotch brite'ın microfiber toz bezini gördüm üstelik bir pakette iki tane vardı. Aldım ve bırakın toz bezi yapmayı direkt cam bezi yaptım çünkü kurulamasam bile gayet iyi sonuç veriyordu. Kızımın cam ve ayna parmaklama ve hatta aynalara yapışıp şapır şupur öpme huyu olduğundan sık sık cam ve ayna siliyorum. Bu yüzden aynı firmanın yeni microfiber ürünlerini görünce hemen microfiber temizlik bezinden aldım. Bu sefer fiyatı daha pahalıydı ve bir pakette bir tane ürün vardı. Bu yüzden bunun daha iyi bir ürün olduğunu düşündüm. Malesef camlarımda denediğimde sonuç hüsran oldu. hem hav hem de leke bıraktı.


3M firmasına mail atıp durumu bildirdim. Bu gün Lerzan Hanımdan bir telefon aldım önce şikayetimi dinledi. Sonra bana bu ürünün özellikle camlar için yapılmamış olduğu ancak camlarda da kullanılabileceğini bu yüzden ürünü incelemek istediklerini söyledi. Bana hem aynı bezden hemde camlar için üretilmiş olanından gönderip benim elimdekini de aldıracaklar.


Son yıllarda firmaların müşteri hizmetleri anlayışı oldukça gelişti. Artık firmalar müşteri hizmetleri merkezleri, web siteleri ve sikayetvar.com gibi portallar vasıtasıyla müşterilere daha kaliteli hizmet veriyorlar. Üründen memnun kalmasanız bile size gösterilen ilgi ve nezaket sizi o firmaya bağlıyor. Firmanın ürünlerinin arkasında durması ise güven veriyor.

Twigy firmasından kızıma fisher & price marka bir ayakkabı aldım. Bir hafta evde giydi önleri karardı. Bir hafta dışarıda giydi önleri tamamen soyuldu. Firmaya götürdüm ürünü bir hafta sonra aynen geri aldım. Sorunun kullanım hatası olduğunu hiçbir şey yapamayacaklarını söylediler. Oysaki bu güne kadar kızıma farklı markalardan pek çok ayakkabı aldım. Markasız ayakkabılar dahil hiç birini eskitemedik . Küçülünce başkalarına verdik.


Farklı firmalar farklı yaklaşımlar sergiliyor. Tüketici olarak bizlere düşen görev ürünün arkasında durup müşteri memnuniyetini ön planda tutan firmalar tercih etmek.

26 Haziran 2008 Perşembe

Emzirmeyi Bıraktırmak


Emzirmek Kutsal AMA... başlıklı yazıma

"merhaba benim oğlum 22 aylık ve hala emmiyor bebeğinize emmeyi nasıl bıraktırdınız.Bilgilerinizi paylaştığınıoz için şimdiden teşekkürler"

şeklinde yorum yapan arkadaşımızı öncelikle 22 ay emzirdiği için tebrik ediyorum. Özveri isteyen bir konu. Kızım emmeye çok düşkün olduğu halde, emzirmeyi bıraktırmak çok kolay oldu. Annemin taktiğini denedim.

3 gün gösüme sarı sabır sürdüm. Sarı sabır aktarlarda satılan mor/siyah renkli çakıl taşı gibi birşey. Islatarak gögüs ucuna sürülüyor. Çocuğa zararlı değil tadı kötü olduğu için çocuk emmek istemiyor. Gece olunca gögsümüzü yıkayıp uyku arasında(çocuk uyandığında) çocuğu emziriyoruz. Böylece bizim ağrımızda olmuyor. Üç gün sonra çocuk gece uyanmamaya başlıyor. Zaten bizim de sütümüz kesiliyor.

25 Haziran 2008 Çarşamba

İsminizi Didikleyin


www.ismididikle.com'da isminizle ilgi istatistiki veriler inceleyebilirsiniz. İsminizle uyumlu isimlere ulaşabilirsiniz.

Bebeğimizin doğmasına 3 ay kaldı. Hala bir isim bulamadık. Erkek çocuğa isim bulmak daha zormuş. Bebeklerimize isim koymadan önce buradan araştırmak iyi bir fikir olabilir.

Can Boğazdan Gelir


Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.



Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.



Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.



Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Ve beyin fonksiyonlar için faydalıdır.



Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.




Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb (bizde yok) kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyom yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.


Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.


İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.



Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.


Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.


Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.



Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.

24 Haziran 2008 Salı

Neden Olmasın

İp Perde de Son Durum

Daha önce yazımda bahsettiğim ip perdeyi almak için Eminönü'ne gittim. Öğrendim ki ip perde ve boncukları ayrı satılıyormuş. Eminönü perdeciler cenneti olmasına rağmen ip perde oralara henüz pek girmemiş. Boncuksuz sadece 3 metre ip perdeye 800 ytl isteyen de oldu 75 ytl isteyen de ... Tabi kalite farkı mutlaka vardır ama bu kadar büyük bir fark bana tuhaf geliyor.
Dahaönce koltukçumda gördüğüm ip perde buydu;


Bense karar veremediğimde ip perdeyi değilde sadece boncuklarını aldım. İştebenim İp perde boncuklarım;



Sedefli Boya Nedir?


Sedef boya ile dekoratif boyama
Sedef etkisi yaratan su bazlı, kokusuz dekoratif boyalar uygulandığı yüzeylere ince parlaklığı verir. İnceltme işlemi gerektirmeyen, kullanıma hazır sedef boyalar farklı uygulama aparatlarıyla ışığın yansımasına bağlı olarak farklı desenler oluşturulmasını sağlar. Örneğin; önerilen aparatlarla çocuğunuzun odasını hayvan desenleriyle donatabilirsiniz.

Adım adım...
  • Seçtiğiniz rengin bir ya da iki ton açığı olan su bazlı mat boyayı, saten rulo yardımıyla duvara sürün.
  • Boya kuruduktan sonra (2 saat) saten ruloyla bir kat sedef boya sürün.
  • Sedef boya kurumadan kristal sünger efekt aparatıyla daireler çizerek desen verin. Desenin devamlılığını sağlamak için aparatı aynı hareketlerle kullanın.


  • Öneri: Sedef boyada duvarınızda açık tonda bir rengin hakim olmasını istiyorsanız, alt yüzeye seçtiğiniz rengin bir iki ton koyu rengini sürüp, üst yüzeye de sedef boyayı sürebilirsiniz.

    Püf noktası: Sedef boya uygulamasını iki kişiyle yapın. Bir kişi boya uygulamasını yaparken diğeri seçilen efekt aparatıyla desen verebilir. Sedef boya kurumadan desen verme işlemini tamamlamalısınız.

    Malzemeler: Su bazlı mat veya yarı mat boya, su, kova, sedef boya, karıştırma çubuğu, kristal sünger efekt aparatı, saten rulo.

    23 Haziran 2008 Pazartesi

    İp Perde. İllaki...





    Her hamile gibi turşuya filan aşersem olmuyor. Şimdi resmen ip perdeye aşeriyorum. Sabah ilk iş eminönü yolları...

    "Bir gün herkes Banu Alkan olacak" diyen biri var mıydı? Yoksa ben diyorum. Minimalizmin bizim bünyemize ters olduğu baştan beliydi. Minimalizm etkisini yitirmeye başlayınca hepimiz bir Afrodit olduk. Artık koltuklarımız da perdelerimiz de taşlı pullu...

    22 Haziran 2008 Pazar

    Duvar Yapıştırmaları (Sticker) Çoook Moda
















    Kendi evime uygulamak istediğim modeller bunlar. Cimriyim ne yapayım. İllaki kendim yapmayı deneyeceğim.