28 Mart 2008 Cuma

Şifa Ararken Bela Bulmak :((

Aşağıdaki haberi okuyunca çok üzüldüm ve sinirlendim. İlaç firmalarının kobayı olmaktan bıktım. Daha geçen hafta çocuğuma günlerce ve defalarca Calpol verdim.
Yazık değil mi? Ölenler bile olmuş. Tıp dünyasına güvenim zayıftır zaten doktorların verdiği her ilacı ve ölçeklerini kontrol ederim genelde yanlış verdikleri ortaya çıkar. Size de tavsiyem kendi araştırmanızı kendiniz yapın. İlaçların prospektüslerini okuyun ve ilacın içindeki ölçekle yada şırıngayla verin. Çünkü doktorlar ilaç ölçeklerini yanlış veriyor. Ayrıca mümkün olduğu kadar az ilaç kullanın. Ben mümkün olan en düşük dozu alırım ve kızıma da böyle veriyorum. Annemse çocuğun her huysuzlandığında ağrısı var diye ilaç vermeye çalışır. Geçenlerde o kadar hastalandı ki aşağıda adı geçen ilaçtan annemin kızıma bol bol vermesine sesimi çıkartmadım. Hatta kendim de verdim ( tabi bol bol dediysem belirtilen sınırlar içinde) Yazıklar olsun diyorum. En azından çocuk ilaçlarında dikkatli olsunlar.
Bu ilaçları çocuğunuza vermeyin!

İngiltere, aralarında Benylin ve Calpol gibi çok satan ilaçların da bulunduğu iki yaşın altındaki çocuklara verilen 100'den fazla öksürük ve soğuk algınlığı ilacını yan etkileri nedeniyle piyasadan çekme kararı aldı.

Daily Mail gazetesinin haberine göre, İlaç Komisyonu ülkede 5 çocuğun ölmesi ve 100'den fazla ilaca bağlı yan etkinin görülmesi üzerine böyle bir karar aldı. Dünden itibaren ilaçların iki yaşın altındaki çocuklara satışına kesin yasak getirildi. Bu yaşın üzerindeki çocuklara ise ancak reçeteyle verilebilecek. Özellikle ilaçlarda yıllardır kullanılan 12 ayrı maddeye dikkat çeken yetkililer, ailelere de bebekleri için parasetamol veya ibuprofen gibi ateş düşürücüler kullanmalarını tavsiye etti.

23 Mart 2008 Pazar


Sofra süsleme sanatında son nokta. Bu karpuzları daha sonra kesip yiyorlar mıdır acaba???


Tasarım zor iş. Bazen bir sürü fikir gelir aklınıza bazen bir tane bile gelmez. Poşet tasarımı konusundaki bu ilginç iki örnek huzurlarınız da ...

Aklıma gelmişken yazayım. Küçücük çocukların ellerinde oyuncak silahlar görüyorum. Aileler ne olur çocuklarınıza silah almayın. İnsan öldürmek için tasarlanan bu araçlarla çocukların oynaması beni çok rahatsız ediyor.

21 Mart 2008 Cuma

Dünyayı daha güzel bir yer yapabilirmiyiz??? En azından deneyebiliriz.

Blogumun sağ sutununa bir link ekledim. Bu linke tıkladığınızda sponsorlar sizin yerinize bir kişiye yiyecek bağışında bulunuyor. Günde sadece bir kez tıklayabiliyoruz. Hergün tıklamaya çalışacağım.
Birleşmiş Milletlerin Açlık Sitesine Girin   Orada Göreceğiniz Sarı Düğmeye Tıklayın.Dünyanın Herhangi bir Yerinde Aç Bir insan Yiyecek Alıyor. Size Hiçbir Maliyeti Yok, Yiyeceğin Parası Reklam Logolarını Görmeniz ile Reklam Yapan Sponsorlar Tarafından Ödeniyor,Tüm Yapacağınız Bu Siteye Girmek ve Yiyecek Bağışla Help Feed The Hungry) Düğmesine TIKLAMAK. Bir Saniye Sürüyor, Günde Sadece Bir Kere Bağışta Bulunabiliyorsunuz.Ve beni her ziyaret edişinizde bu yardımı yapın!
Buraya da tıklayabilirsiniz.

20 Mart 2008 Perşembe

Bahar geldi masalar çiçek açtı


Burada
rastladığım peçete katlama tekniğini çok beğendim. Sizin için de iyi bir fikir olabilir. Beyefendiler de yemeğe çıktıkları bayanları masadaki peçeteleri kullanarak şaşırtabilirler.

Blogumla son zamanlarda ilgilenemiyorum. İkinci bebek beni bir hayli yordu. Bu gün kontrolüm vardı. Bir sürü test yaptırdım. Şükürler olsun sonuçlar iyi.

İlk çocuğumda cinsiyet önemli değil demiştim gerçekten de öyleydi. Kızım oldu ve kız annesi olmak inanılmaz zevkli bir şey. Cilveleri kıkır kıkır gülmesi dünyaya bedel. Yine büyük bir dürüstlükle söylüyorum ki en önemlisi hayırlı ve sağlıklı bir çocuğa sahip olmak cinsiyet ikinci planda kalıyor. Fakat ikinci bebekte işler biraz daha değişiyor içten içe erkek çocuğa da heves ediyor insan. Bu gün bunları düşünürken aşağıdaki itirafa denk geldim. Gerçi başkalarının başına gelen şeyleri yazmak neden itiraf sayılır anlamadım (ispiyon daha doğru bir tanım olabilir :) www.ispiyon.com mesela) ama konuyla bir hayli ilgili


siteninkaprislisi, Erkek , 25 , Adana

Aynı apartmanı paylaştığımız komşumuz karısından erkek çocuğu olmuyor diye ayrılıyormuş. Bunu yapan adam üniversite mezunu kariyer sahibi olarak gördüğümüz bir abimiz. Tesadüf bu ya kapıcımızın da 4 kızı var ve hiç erkek çocuğu yok. En son doğan kızdan sonra "X Abi, boşa sen bu Y Teyze'yi. Baksana, sana bir erkek çocuk veremiyor." diye espiri yapıp takılmak istedim, verdiği cevap ayakta alkışlanacak cinstendi. "Ben karımı erkek çocuk versin diye almadım, sevdiğim için aldım." Ey üniversite mezunu komşum; duyuyor musun?


Sonuç: Okumak cehaleti alır EŞŞEKlik baki kalır.

Ters Orantı

Media Markt yenibir şube daha açıyor. Fiyatlar cazip ama geçen seferki açılıştan sonra gitmek yürek ister. Teknoloji marketler birbiri ardına açılırken aşağıdaki karikatür teknolojiye farklı bir bakış açısı getirmiş

13 Mart 2008 Perşembe

1,5 yaşındaki Kızımın Ünlülere Yorumu


Az önce kızım beni gülmekten öldürdü bunu sizinle paylaşmak istedim. Hürriyet gazetesinde "Ünlülerin makyajsız halleri" konulu bir haber yayınlandı. Resimlere bakıyordum. Önce makyajsız sonra makyajlı halleri açılıyordu. Kızım 1,5 yaşında olduğundan konuşmaya yeni başladı. Ünlülerin makyajlı hali açıldıkça "ABLA", makyajsız halleri açıldıkça "NİNE" diyor. Gülmekten bayıldım. 1,5 yaşındaki çocuk bile bu kadar şaşırdı duruma. Yorum size kalmış :)))

Laptop'unuzun pil ömrü yetersiz mi?


Faydalı olacağını düşündüğüm bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim

chip.com.tr


Önemli bir çalışmanın tam ortasında laptop'unuzun pili sizi yarı yolda bırakmasın... Laptop'unuzun pil süresini artırmanız için 15 küçük püf noktası...

Eğer bir süredir laptop kullanıyorsanız, burada yazılan tekniklerin ve püf noktalarının büyük bir kısmını büyük ihtimalle biliyorsunuzdur. Ama yine de göz atmanızda yara var, belki gözünüzden bir şeyler kaçıyordur...

1. Sık sık DEFRAG yapın: Sabit diskiniz ne kadar az çalışırsa pili o kadar az tüketir. Bu yüzden sabit diskinizdeki dosyaların fragmante olmasını (birkaç parçaya ayrılmasını) sık sık DEFRAG işlemini yaparak engelleyin ve sabit disk kullanımını azaltın.

2. Parlaklığı düşürün: Ekran parlaklığını kabul edebileceğiniz limitlere kadar düşürerek pil süresinde ciddi tasarruflar elde etmek elinizde.

3. Arka plan programları: Arka planda çalışan programların sayısını mümkün olduğunca azaltın. Bu sayede CPU'ya düşen yükü hafifletmiş olacaksınız.

4. Harici aygıtlar: Pille çalışırken gerekmedikçe kablosuz ağ, USB disk, hatta USB fare bile kullanmayın.

5. Daha fazla RAM: Bellek fiyatlarının oldukça düşük seviyelerde gittiği bugünlerde laptop'unuza yapacağınız bir RAM terfisi pil süresinde ciddi uzamaları beraberinde getirecektir. Bilgisayarınızda daha fazla RAM olursa sabit diske daha az iş düşer, böylece pil daha az tüketilir.

6. CD ve DVD sürücüler: Film seyredecekseniz, filmleri önce sabit diskinize çekin, oradan izleyin. Virtual Daemon gibi Sanal CD/DVD sürücüler de kullanabilirsiniz. CD ve DVD sürücüler ikide bir durup kalkarak pile gereksiz yere yük olurlar.

7. Pil temas noktalarının temizliği: İki üç ayda bir pili çıkarın, alkollü bir bezle pil temas noktalarındaki metal bölgeleri temizleyin. Bu sayede pilden gelen akım laptop'a daha verimli olarak transfer edilecektir.

8. Pilinize antrenman yaptırın: İki üç haftada bir laptop'u makul bir süre pille kullanın (eğer çok fazla mobil çalışan biri değilseniz).

9. Hibernate (Uyku Modu): Mutlaka Standby (bekleme) yerine Hibernate (uyku modu) seçeneğini kullanın. Laptop’u kullanmadığınız zaman uyku modu çok daha az pil tüketecektir.

10. Fazla ısınmayın: Laptop'lar sıcağı pek sevmez. Havalandırma deliklerini ve fan çıkışlarını belli periyotlarla temizlemeyi ihmal etmeyin.

11. Güç tüketim yönetimi: Güç yönetimini mümkünse Windows'a bırakmayın. Eğer bilgisayarınızla birlikte geldiyse, mutlaka özel olarak üretilmiş olan güç tüketim yönetim uygulamasını (Toshiba Power Saver, LG Battery Miser gibi) kullanın. Genelde tüm bu programlarda "maksimum pil ömrü" seçeneği vardır, seyahatlerde bu seçeneği tercih edin.

12. Çoklu çalışma: Pil ile çalışırken ekrana bir sürü uygulama açıp aralarında geçiş yaparak çalışmayın. Bir rapor üzerinde çalışırken arka planda MP3 dinlemeyin örneğin...

13. Önceliklerinizi iyi hesap edin: Eğer seyahatteyseniz ve canınız çok sıkılmadıysa DVD seyretmeyin veya oyun oynamayın. Böylece çok az güç tüketen yazı yazma, e-posta okuma gibi işle ilgili aktiviteler için daha fazla pil ömrü ayırmış olursunuz.

14. Bellek etkisi: Eğer eski model bir laptop kullanıyorsanız "bellek etkisi", yani pilin tam kapasitesini unutması problemini minimuma indirmek için iki üç haftada bir pilleri sonuna kadar şarj edin ve sonuna kadar boşaltın. Li-Ion pil kullanan laptop modelleri eski olsalar bile bu genellemenin dışındadırlar.

15. Otomatik kayıt: Bu özelliği kullanmayın. Belli aralıklarla sabit diski çalıştıran ve dosyalarınızı kaydeden bu seçenek pili daha çabuk tüketir. Onun yerine siz zaten neyi ne zaman kaydedeceğinizi biliyorsunuzdur, öyle değil mi?

11 Mart 2008 Salı

Kadın ve Aile sağlığı Merkezleri

İstanbul Büyük Şehir belediyesinin ücretsiz hizmetinden yararlanabilirsiniz. Sağlık ve Hıfzıssıhha Müdürlüğü bünyesinde İstanbullu kadınlara 30 merkezden ücretsiz ve herhangi bir sosyal güvence istemeden jinekolojik muayene, kemik ölçümü, rahim ağzı ve meme kanseri taraması, eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriliyor.


Ayrıca aldığım haberlere göre artık sadece kadınlara değil çocuklara da hizmet veriyor. Komşum çocuğunu götürmüş. Yaptıkları kontrolleri bizim özel doktorumuz bile yapmıyor. Ayrıca kadınlar için psikolojik danışmanlık hizmeti verilmeyede başlanmış.


153'ü arıyorsunuz. Sonra 2 yi tuşluyorsunuz. Şu anda geçici olarak hizmet veremiyor. Ben aradım numaramı aldılar. Bir hafta sonra denemenizi tavisye ederim. Daha önce gitmiş ve smear testi yaptırmıştım. Bu merkez sayesinde çok ciddi hastalıkları teşhis edilen tanıdıklarım var. Bu fırsatı kaçırmayın.

1- Jinekoloji Birimi;

• Meme kanseri taraması: Meme muayenesi yapılırken aynı zamanda kişiye kendi kendine meme muayenesi yapması da öğretiliyor, riskli görülen kişilere görüntüleme merkezlerinde ücretsiz mamografi çektiriliyor.
• Rahim ağzı kanseri taraması: Kişiden smear alınarak patolojik incelemesi yapılıyor.
• Genital enfeksiyon taraması: jinekolojik muayene yapılıyor, taze yayma alınıyor.

2- Kemik Birimi;
• Topuktan kemik ölçüm taraması yapılıyor.
• Riskli kişilere bölgesel ileri kemik yoğunluğu ölçümü ( dexa=dual energy X- ray Absortiometry) yapılıyor.

3- Eğitim Birimi;
• Talep edilen tüm sağlık konuları ve üreme sağlığı ile ilgili olarak yetişkin ve adolesanlara (genç - erişkin) bireysel ve grup eğitimleri veriliyor.

Merkezler hakkında 153′den bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Kadın ve Aile Sağlığı Merkezleri adresleri:

Merkez Ofis
Hocabaş Mah. Ebu Suud Cad.
No: 47-49 –Sirkeci - EMİNÖNÜ

Yedikule Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
İmrahor mh. Mahsen sk. No:14
FATİH

Bağcılar Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Hürriyet Mah. Gaziosmanpaşa Cad.
No:5 Güneşli – BAĞCILAR

Küçükçekmece Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Halkalı Cad. No: 148/ 2-3-4
Sefaköy – KÜÇÜKÇEKMECE

Pendik Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Orta Mah. Alibaba Cad.
Lale Sok. No:1 Dolayoba – Taşlıbayır
PENDİK

Ümraniye Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Ihlamurkuyu Mah. Eski Kadıköy Yolu Cad.
No:26 ÜMRANİYE

Eyüp Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Nişanca Mah. Nimet Sok.
No:4 EYÜP

Zeytinburnu Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Gökalp Mah. Prof. Muammer Aksoy Cad.
No:71/A Emniyet Müd. Yanı
ZEYTİNBURNU

Kağıthane Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Hürriyet Mah. Dr. Cemil Bengü Cad.
No:75/4 KAĞITHANE

Sarıyer Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Kazımkarabekir Mah.
Dağ Evleri Gülbağlar Cad. No:1
SARIYER

Bayrampaşa Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Yenidoğan Mah. Mimar Sinan Sok.
No: 30 BAYRAMPAŞA

Esenyurt Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Fatih Bey Mah. 947 Sok.
Büyükçekmece - ESENYURT

Yakuplu Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Ertuğrul Gazi Cad. 21. Sok.
No:20 GÜZELYURT

Gaziosmanpaşa Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Yenidoğan Mah. Ordu Cad.
No:151/5 GAZİOSMANPAŞA

Tuzla Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Aydıntepe Mah. Yeşildere Cad.
Fatih Sultan Mehmet Parkı Yanı
TUZLA

Fatih Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Millet Cad. No: 176
FINDIKZADE

Küçükçekmece Kadın ve Aile Sağlığı
Merkezi 2
Küçükçekmece Meydanı
27 Mayıs Cad. No:1
KANARYA

Bahçelievler Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
İzzettin Çalışlar Cad.
Nurettin Paşa Sk. No:7 Dükkan 1/A
BAHÇELİEVLER

Beykoz Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Rüzgarlıbahçe Mah.
Atatürk Cad. No:1 Kat:3-4
BEYKOZ

Bakırköy Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Yenimahalle Mah. Reyhan Sok.
No: 48 BAKIRKÖY

Kadıköy Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Hasanpaşa Mah. Poyraz Cemkez Uras
İş Merkezi No: 5/2
(Kadıköy evlendirme dairesi karşısı)
KADIKÖY

Beşiktaş Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Türk Ali Mah. Nüshetiye Cad.
No: 44/C Blok D/5 BEŞİKTAŞ

Şişli Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Gülbağlar Cad. Cem Apt.
No:17 Mecidiyeköy – ŞİŞLİ

Maltepe Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Feyzullah Mah. Bağdat Cad.
Turan İş Merkezi 204/1
MALTEPE

Kartal Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Bağdat Cad. Üsküdar Cad.
No: 129/130 Orhantepe Semt Konağı
Cevizli – KARTAL

Beyoğlu Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Küçükpiyale Mah. Kızılay Meydanı
No: 24/26 BEYOĞLU

Üsküdar Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Kısıklı Cad. Başaran İş Merkezi
No:3 Altunizade – ÜSKÜDAR

Sarıgazi Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Eski Ankara Cad.
Mehmet Mirzali Apt. No:87/1
SARIGAZİ

Esenler Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Kazım Karabekir Mah.
Kazım Karabekir Cad. 25. Sok.
No: 9 ESENLER

Sultanbeyli Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Hamidiye Mah. Fırat Cad.
No: 119/1 Semt Konağı – SULTANBEYLİ

Avcılar Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Reşitpaşa Cad. Adalet Sok.
No:31 D: 5 AVCILAR

Üsküdar Görüntüleme Merkezi
Nuhkuyu Cad. No:119
Bağlarbaşı – ÜSKÜDAR

Bayrampaşa Görüntüleme Merkezi

Yenidoğan Mh. Mimar Sinan Sk.
No:30 BAYRAMPAŞA

9 Mart 2008 Pazar

Sağ Sol Penaltı Gol

Haydi bakalım bugün de bana gelen maillerden ilginç bulduklarımla işi kurtaralım :))

---BEYNİNİZİN HANGİ TARAFI DAHA ÇOK GELİŞMİŞ---

1-Okuldayken hangi dersleri daha çok severdiniz?
a) Türkçe, Resim, Sosyal vb.
b) Fenle ilgili olanları

2-Hangi tip sporları yapmaktan hoşlanırsınız?
a) Tek başına yapılan sporları
b) Takım sporlarını

3-Gördüğünüz rüyaları ne sıklıkta hatırlarsınız?
a) Çoğunlukla hatırlarım
b) Ender olarak hatırlarım

4-Ellerinizi ve mimiklerinizi konuşurken ne kadar kullanırsınız?
a) Çok kullanırım
b) Çok az kullanırım

5-İki elinizin parmaklarını birbirine geçirerek kapatın. Hangi elinizin baş parmağı üstte kalıyor?
a) Sağ
b) Sol

6-Şu an saatin kaç olduğunu tahmin edin, şimdi saate bakın, yanılma payınız ne kadar?
a) On dakikadan fazla
b) On dakikadan az

7-Aşağıdakilerden hangisini daha kolay hatırlarsınız?
a) İnsanların yüzlerini
b) İnsanların isimlerini

8-İki gözünü açık tutarak elinizde ki kalemi, bir cam kenarı veya kapı kenarı ile hizalayın. Önce sol gözünüzü, sonra sağ gözünüzü kapatın. Hangi gözünüzü kapatınca kalem daha az oynuyor?
a) Sol gözümü kapatınca
b) Sağ gözümü kapatınca
***********************************************************

---"A" ların sayısı fazla ise, SAĞ beyniniz daha gelişmiştir...
---"B" lerin sayısı fazla ise, SOL beyniniz daha gelişmiştir...

***********************************************************

***Ben SAĞ beyinli biriyim, çünkü...
-hayal ederim
-duyduklarımı unutmam
-hissederim
-koku alma tad alma benim için çok önemlidir
-sezgilerimi kullanırım
-iç güdülerim kuvvetlidir
-yeni şeyler üretirim
-subjektifim
-boyutları iyi algılarım
-ritim duygum gelimiştir
-bir bütün olarak görürüm
-duygularımla hareket ederim...

********************************************************

***Ben SOL beyinli biriyim, çünkü.....
-mantık yürütürüm
-lineer düşünürüm
-sınıflandırır-isimlendirir
-dizer listeler yaparım
-analiz ederim
-yapı incelerim
-matematiksel işlemler yaparım
-bilinçli hareket ederim
-dili doğru kullanırım
-detayları görürüm
-inceler ve odaklanırım
-bütünü değil parçayı görürüm
-sistemli ve disiplinli çalışırım
-objektif davranırım...
Ben ortada bir yerde çıktım. Saati dakikası dakikasına bildim. Kendim de şaşırdım.

Kanserden korunalım

Merhaba bu yazı bana mail ile geldi sizlerle paylaşmak istedim. Hem kendimizi hem de çocuklarımızı kanserden korumak için faydalı olduğunu düşündeüm ve sizlerle paylaşmak istedim.
NASIL KANSER OLUNUR?

05 Mart 2008 Çarşamba 10:28

'Gerçekleri açıklarsam Türkiye sarsılır' diyen Prof. Topuz, öyle şeyler söyledi ki; göz göre göre kanser oluyoruz...

'Gerçekleri anlatırsam Türkiye sarsılır'

Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen açıklamalar yaptı...


Esra Ceyhan'ın Kanal D'deki programına konuk olan İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen açıklamalar yaptı.

Topuz, kanserle mücadelenin anne karnında başladığına dikkat çekerek hamile kadınların ve bebek sahibi insanların evde dikkat etmeleri gereken noktaları anlattı.

Erkan Topuz, bulaşık deterjanlarından, halıların temizliğine kadar çok önemli ayrıntılardan bahsetti. 'Benim mücadelem bu yaştan sonra halkımızı kanserden korumaktır. Kanser tedavisi sonra geliyor. Bir korunma bin tedaviden evladır. Bunları ilk defa duyuyorsunuz ama gerçek bunlar. Ben bunları kendimi bu işe adadığım için anlatıyorum. Bu anlattıklarımı Türkiye ilk defa duyuyor. Belki dünyada da çok az duyan vardır' diyen Prof. Dr. Erkan Topuz, herkesi şaşırtan açıklamalar yaptı.

'Ben gerçekleri anlatıyorum. Ama çok fazla anlatmıyorum çünkü her şey sarsılabilir Türkiye'de' diyen Topuz'un sarsıcı açıklamaları şöyle:

-Evde sokakta giydiğimiz ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde ayakkabı ile geziyorsak dışarıdan geldiğimiz ayakkabıları çıkartıp başka bir ayakkabı giymeliler. Çünkü dışarıdan giydiğimiz ayakkabı ile eve soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli sebeplerinden bir tanesidir. (Pestisit: Tarım ürünleri, kimyasallar, egzozdan çıkan gazlar vs)

-Kanserle mücadele anne karnında başlıyor. Anne adayları aşırı miktarda vitamin almaktan kaçınsınlar. Çünkü bilinçsizce alınınca vitaminin içindeki kobalt, bazı aşırı miktarda minareller... Doktor bir tane yut diyordur ama çocuk gelişsin diye bir kaç tane yutuyorlar. Bu çocukta birikime sebep olabilir ve kansere neden olabilir.

-Gökkuşağının 7 rengini, ne buluyorlarsa, hepsinden günde en azından 3-5 tane yesinler. Her bir renkte bir şeyler var.

-Kırmızı et alsınlar gebeler haftada 2 kere. Özellikle balıkla beslensinler. Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için, bebeğin daha anne rahmindeyken vücudunun direncinin artması ve zehirleri alarak bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım.

-En tehlikeli yer halıdır. Halı bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla temizlemeyin. Sirkeli su ile silin.

-Deterjan kullanınca muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde kronik olarak kanserojendir. (İzci eldiveni: Pamuk eldiven)

-Bulaşık makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir. Eğer sağlığınızı düşünüyorsanız çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu suyla silin.

-Her türlü deterjandan kaçınız. Devamlı olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz.

-Beyaz olan her türlü iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere kaynatınız. Çünkü bunlar beyazlatılmak için kanserojen maddelerle yıkanıyor.

-Oda spreyleri doğrudan doğruya petrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarak bağışıklık sisteminizi bozuyor.

-Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamakta fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin. Mikro dalgada bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız. Çünkü bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da kanserojene yol açar.

-Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Televizyondan çok uzak duralım.

-Çocuklarınıza haftada 2 kez balık çorbası içirin ama içine zerdeçal koymak suretiyle. Soğan, sarımsak ve o mevsimin sebzesiyle yapmalısız. Çocuk anne karnındayken bu terbiyeyi almaya başlamalı.

-Gebeler haftada 1 kilo balık tüketmeli. Bu miktarın üzerinde balık tüketilmesine karşıyız. Çünkü en steril balıkta bile az civarda civa vardır. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı, Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen tüketmeyiniz.

-Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir.

-Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir verebiliriz. Ama dışarıdaki yiyeceklerin nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre hareket edin.

-Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim. Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok faydalıdır.

-Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım.

-Belki tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar ve kirletici sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz maalesef torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu kurduğunuz tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da kanserojendir.

-Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir.

-En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir. Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz.

-Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir.

-Plastik, bakır, alüminyum kap kullanılmamalı. Porselen, cam ve çelik kullanın. Meyveleri de bu tür kaplarda yıkayın. Bunların içine litresine göre 9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın. Aşağı yukarı yarım saat bekletin. Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop alır.

-Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse.

-Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok.

-3 ayda bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa olsun tabiatı rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da olsa kanserojen dozlar karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda bir değiştirmek gerekiyor.

-Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar, kaplar, plastik herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu plastikler ev yapımına girdiler. Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak kullanıyorlar. Çok bilinçli olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem demek Türk ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum.

-Meyva suyu yerine posasıyla tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve suyuna geçmeyen çok madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve miğde kanserinden korunmuş oluyorsunuz.

-Bakır, özellikle beyin tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor. Ama kulağınıza bakır küpe bile takmayın.

-Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız. Plastik çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler.

-Havuzların iyi temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı klorluysa yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine.

-Bütün beyazlatıcılardan kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl bembeyaz defterler klorla temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş defter kullansınlar. Kullandıkları boyalarda da kanserojen etkisi vardır.

KANSER DALGA DALGA GELİYOR

Prof. Dr. Erkan Topuz, verdiği şu çarpıcı bilgi ise kanserin boyutlarını açıkça ortaya koymaktaydı: 'Kanser dalga dalga geliyor. 2020 yılında 20 milyon insan kansere yakalanacak. Ama eğer bunları yaparsak belki bunu 15 milyona indirebiliriz. O yüzden gözümüzü açalım. Bu iş çocukluktan başlıyor. Çocuklarımıza bu terbiyeyi vermek zorundayız. Ailedeki çocuk annesini taklit eder. Anne ne yiyorsa çocuk da onu yer.'

Erkan Topuz, yaptığı açıklamalar nedeniyle bir takım sektörleri zor duruma soktuğu eleştirileri için ise, 'Benim için insan sağlığı birinci plandadır. Ekonomi ikinci plandadır. Bir insanın kanser olması durumunda devlete ve millete verdiği zarar milyarlarca dolardır. O yüzden dikkatli olduğunuz takdirde ekonomiye de katkınız olur. Aslında ben bunları anlatarak Türkiye'nin ekonomisini de kurtarıyorum farkında değiller' diye konuştu.

7 Mart 2008 Cuma

Şirinelere Basit Etek



Bu eteği kızım için diktim. Makinem olmadığı için elde diktim ama basit bir model olduğundan zorlanmadım. Üzerini pulla işledim. Kumaşım lacivert kot. Devrik bir yazı oldu farkındayım. Kızım uyanmak üzere görüşürüz.
Uzun zamandır buralarda değildim çok yoruldum ve tatil yapmak istedim. Elimden geldiğince yazılara devam edeceğim. Elimden geldiğince diyorum çünkü hala yorgun hissediyorum. Anneler halimden anlar :))