30 Haziran 2008 Pazartesi

Scotch Brite Microfiber Bezler...

Temizlik yapmayı seven insanlardan değilim. Benim için en güzel temzilik en kısa süreni ve mümkün olduğunca az kimyasal kullanılarak yapılanıdır. Fakat kimyasal kullanmayayım dediğinizde temizlik çok yorucu oluyor ve çok zamanımızı alıyor. Bu yüzden yeni çıkan temizlik ürünlerini dikkatle incelerim. İşimi kolaylaştıracak ürünleri hemen alırım. Eskiden temizlik malzemelerinde ucuz markaları terciih ederdim nasılsa hepsi aynı şey diye düşünürdüm. Zamanla anladım ki temizlikte marka çok önemli. Aynı ürünü iki farklı markadan aldığınızda çok farklı sonuçlar alıyorsunuz.


Microfiber yada mikrofiber bezleri uzun zamandır duyuyordum fakat 25 ytl gibi bir fiyattan satıldığından denemeden almaya da çekindim. Markette scotch brite'ın microfiber toz bezini gördüm üstelik bir pakette iki tane vardı. Aldım ve bırakın toz bezi yapmayı direkt cam bezi yaptım çünkü kurulamasam bile gayet iyi sonuç veriyordu. Kızımın cam ve ayna parmaklama ve hatta aynalara yapışıp şapır şupur öpme huyu olduğundan sık sık cam ve ayna siliyorum. Bu yüzden aynı firmanın yeni microfiber ürünlerini görünce hemen microfiber temizlik bezinden aldım. Bu sefer fiyatı daha pahalıydı ve bir pakette bir tane ürün vardı. Bu yüzden bunun daha iyi bir ürün olduğunu düşündüm. Malesef camlarımda denediğimde sonuç hüsran oldu. hem hav hem de leke bıraktı.


3M firmasına mail atıp durumu bildirdim. Bu gün Lerzan Hanımdan bir telefon aldım önce şikayetimi dinledi. Sonra bana bu ürünün özellikle camlar için yapılmamış olduğu ancak camlarda da kullanılabileceğini bu yüzden ürünü incelemek istediklerini söyledi. Bana hem aynı bezden hemde camlar için üretilmiş olanından gönderip benim elimdekini de aldıracaklar.


Son yıllarda firmaların müşteri hizmetleri anlayışı oldukça gelişti. Artık firmalar müşteri hizmetleri merkezleri, web siteleri ve sikayetvar.com gibi portallar vasıtasıyla müşterilere daha kaliteli hizmet veriyorlar. Üründen memnun kalmasanız bile size gösterilen ilgi ve nezaket sizi o firmaya bağlıyor. Firmanın ürünlerinin arkasında durması ise güven veriyor.

Twigy firmasından kızıma fisher & price marka bir ayakkabı aldım. Bir hafta evde giydi önleri karardı. Bir hafta dışarıda giydi önleri tamamen soyuldu. Firmaya götürdüm ürünü bir hafta sonra aynen geri aldım. Sorunun kullanım hatası olduğunu hiçbir şey yapamayacaklarını söylediler. Oysaki bu güne kadar kızıma farklı markalardan pek çok ayakkabı aldım. Markasız ayakkabılar dahil hiç birini eskitemedik . Küçülünce başkalarına verdik.


Farklı firmalar farklı yaklaşımlar sergiliyor. Tüketici olarak bizlere düşen görev ürünün arkasında durup müşteri memnuniyetini ön planda tutan firmalar tercih etmek.

26 Haziran 2008 Perşembe

Emzirmeyi Bıraktırmak


Emzirmek Kutsal AMA... başlıklı yazıma

"merhaba benim oğlum 22 aylık ve hala emmiyor bebeğinize emmeyi nasıl bıraktırdınız.Bilgilerinizi paylaştığınıoz için şimdiden teşekkürler"

şeklinde yorum yapan arkadaşımızı öncelikle 22 ay emzirdiği için tebrik ediyorum. Özveri isteyen bir konu. Kızım emmeye çok düşkün olduğu halde, emzirmeyi bıraktırmak çok kolay oldu. Annemin taktiğini denedim.

3 gün gösüme sarı sabır sürdüm. Sarı sabır aktarlarda satılan mor/siyah renkli çakıl taşı gibi birşey. Islatarak gögüs ucuna sürülüyor. Çocuğa zararlı değil tadı kötü olduğu için çocuk emmek istemiyor. Gece olunca gögsümüzü yıkayıp uyku arasında(çocuk uyandığında) çocuğu emziriyoruz. Böylece bizim ağrımızda olmuyor. Üç gün sonra çocuk gece uyanmamaya başlıyor. Zaten bizim de sütümüz kesiliyor.

25 Haziran 2008 Çarşamba

İsminizi Didikleyin


www.ismididikle.com'da isminizle ilgi istatistiki veriler inceleyebilirsiniz. İsminizle uyumlu isimlere ulaşabilirsiniz.

Bebeğimizin doğmasına 3 ay kaldı. Hala bir isim bulamadık. Erkek çocuğa isim bulmak daha zormuş. Bebeklerimize isim koymadan önce buradan araştırmak iyi bir fikir olabilir.

Can Boğazdan Gelir


Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.



Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.



Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.



Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Ve beyin fonksiyonlar için faydalıdır.



Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.




Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb (bizde yok) kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyom yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.


Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.


İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.



Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.


Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.


Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.



Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.

24 Haziran 2008 Salı

Neden Olmasın

İp Perde de Son Durum

Daha önce yazımda bahsettiğim ip perdeyi almak için Eminönü'ne gittim. Öğrendim ki ip perde ve boncukları ayrı satılıyormuş. Eminönü perdeciler cenneti olmasına rağmen ip perde oralara henüz pek girmemiş. Boncuksuz sadece 3 metre ip perdeye 800 ytl isteyen de oldu 75 ytl isteyen de ... Tabi kalite farkı mutlaka vardır ama bu kadar büyük bir fark bana tuhaf geliyor.
Dahaönce koltukçumda gördüğüm ip perde buydu;


Bense karar veremediğimde ip perdeyi değilde sadece boncuklarını aldım. İştebenim İp perde boncuklarım;



Sedefli Boya Nedir?


Sedef boya ile dekoratif boyama
Sedef etkisi yaratan su bazlı, kokusuz dekoratif boyalar uygulandığı yüzeylere ince parlaklığı verir. İnceltme işlemi gerektirmeyen, kullanıma hazır sedef boyalar farklı uygulama aparatlarıyla ışığın yansımasına bağlı olarak farklı desenler oluşturulmasını sağlar. Örneğin; önerilen aparatlarla çocuğunuzun odasını hayvan desenleriyle donatabilirsiniz.

Adım adım...
  • Seçtiğiniz rengin bir ya da iki ton açığı olan su bazlı mat boyayı, saten rulo yardımıyla duvara sürün.
  • Boya kuruduktan sonra (2 saat) saten ruloyla bir kat sedef boya sürün.
  • Sedef boya kurumadan kristal sünger efekt aparatıyla daireler çizerek desen verin. Desenin devamlılığını sağlamak için aparatı aynı hareketlerle kullanın.


  • Öneri: Sedef boyada duvarınızda açık tonda bir rengin hakim olmasını istiyorsanız, alt yüzeye seçtiğiniz rengin bir iki ton koyu rengini sürüp, üst yüzeye de sedef boyayı sürebilirsiniz.

    Püf noktası: Sedef boya uygulamasını iki kişiyle yapın. Bir kişi boya uygulamasını yaparken diğeri seçilen efekt aparatıyla desen verebilir. Sedef boya kurumadan desen verme işlemini tamamlamalısınız.

    Malzemeler: Su bazlı mat veya yarı mat boya, su, kova, sedef boya, karıştırma çubuğu, kristal sünger efekt aparatı, saten rulo.

    23 Haziran 2008 Pazartesi

    İp Perde. İllaki...





    Her hamile gibi turşuya filan aşersem olmuyor. Şimdi resmen ip perdeye aşeriyorum. Sabah ilk iş eminönü yolları...

    "Bir gün herkes Banu Alkan olacak" diyen biri var mıydı? Yoksa ben diyorum. Minimalizmin bizim bünyemize ters olduğu baştan beliydi. Minimalizm etkisini yitirmeye başlayınca hepimiz bir Afrodit olduk. Artık koltuklarımız da perdelerimiz de taşlı pullu...

    22 Haziran 2008 Pazar

    Duvar Yapıştırmaları (Sticker) Çoook Moda
















    Kendi evime uygulamak istediğim modeller bunlar. Cimriyim ne yapayım. İllaki kendim yapmayı deneyeceğim.

    İsteriz, İsteriz





    Tam hayalimdeki banyo. Çok şeker...

    Bir Dargın, Bir Barışık
















    Bu günler de bir hayli stresliyim. Evde dekorasyon tadilat gibi büyük işlere heveslendik. Hem biraz eşya almak hemde evin şeklinde değişiklik yapmak istiyoruz. Yeni bebeğe yeni ev...

    Bu işlerin ne kadar gerici olduğunu bilirsiniz. Bu yüzden de fazlasıyla dekorasyon forumlarını ve sitelerini takip eder oldum. Kadınlar klübünde rastladığım bu koltuk modeli umarım sizi de gülümsetir. Evli çiftlere lazım gerçekten.

    21 Haziran 2008 Cumartesi

    4 Adımda Kocanızı Nasıl Eğitirsiniz


    Aşağıdaki yazı dikkatimi çekti. Her kadının ihtiyacı olabilecek önemli bilgiler içeriyor. Malesef anneler erkek çocuklarına kıyamayıp onları koca bebekler olarak yetiştiriyor. Pek çok erkek hayatı yukarıdaki resimdeki gibi zannediyor. Zevkler onların sorumluluklar bizim...
    Bir dediğinizi iki etmeyen, itaatkâr bir kocanız olabilir. İnanması güç ama gerçek.Sorunlar evlendikten sonra aynı evde yaşamaya başladığında başladı değil mi? Ortalıkta gezinen çıkarılıp fırlatılmış çoraplar, internette bitmeyen surf seansları, sürekli evde toplaşıp maç izleyen arkadaşlar... Bunaldınız mı?.. Ne yapacağınızı, bu kaostan nasıl çıkacağınızı bilemez halde iseniz biri bir çözüm yolu buldu.

    • Evin orasına burasına dağılmış kirli çamaşırlardan...
    • Bir omlet uğruna muharebe alanına çevrilmiş mutfak manzaralarından...
    • Randevu yerine sanki Yemenden geliyormuşçasına geç kalmalardan...
    • Anahtardan dosyaya, tıraş losyonundan cep telefonuna kadar ne kaybedilse, sizi sorumlu tutan tavırlardan...
    • Uzun lafın kısası, tertipten, düzenden nasibini almamış, dağınık, aklı bir karış havada kocanızdan yorulup, sıkılıp, usandıysanız...

    Kitabın yazarı, ABDli gazeteci Amy Sutherland, ne bir ilişki uzmanı ne de evlilik danışmanı. Kendisinin, "Savsak kocanızı nasıl hayallerinizdeki ideal eşe dönüştürürsünüz?" tarzında, bir çeşit Güzin Abla haline geliş macerası hem komik hem ilginç.

    • Amy in 12 yıllık evlilik geçmişlerine rağmen hâlâ âşık olduğu kocası Scott, pek çok hemcinsi gibi unutkan, dalgın, ihmalkâr, her yere geç kalmayı seven, kararsız ve değişken bir mizaca sahipti.

    • Amy de kimi zaman homurdanarak, bağırıp azarlayarak kendince bir yol tutturdu. Ancak bütün bu serzenişleri işe yaramadı. Evlilik danışmanı da derdine çare olmadı.

    Tam umudunu kesmişken


    • Meseleyi çözmekten umudunu kesen Amy in hayatı ve erkeklere bakış açısı, konuyla son derece alakasız bir proje sayesinde değişti. O dönemde egzotik hayvan eğitmenleri hakkında yazması gereken bir kitap vardı. Bu nedenle hayvanların yaşadıkları değişimi anlamak amacıyla Kaliforniyaya gidip gelmeye başladı. Bu eğitimler sonucunda, sırtlanlar bir emirle tek ayakları üzerinde dönüşler yapıyor, pumalar tırnaklarını kestirmek için pençelerini uzatıyor, denizaslanları burunlarının ucunda top oynatıyor, babunlar kaykay kullanıyordu.

    • Amy uzun eğitim süreçlerini izlerken, kafasında sihirli bir ampul yandı. Yırtıcı, egzotik yaratıklar bütün bu imkânsız hareketleri, davranış biçimlerini yapabiliyorlarsa; bu tekniklerin, evdeki bambaşka bir tür üzerinde de olumlu sonuçlar verebileceğini düşündü. Acı ama gerçek... Bu farklı tür, inatçı ama sevimli kocası Scott an başkası değildi.

    Koca eğitiminin temel kuralları


    • Olumlu davranışı takdir ettiğinizi belli edin. Kirli sepetine bir tek çorap bile atsa teşekkür edin.
    • Hoşunuza giden bir şey yaptığında bir öpücükle, sevdiği bir yemekle, vs. ödüllendirin.
    • Unutmayın! Tepkinin iyisi de kötüsü de davranışı körükler.
    • Hoşunuza gitmeyen tavırları sabırla görmezden gelin.
    • Sakın boşu boşuna dırdır etmeyin! İşe yaramaz. Azarlamak, bağırmak sadece erkeğin sıkıcı huylarını müzminleştirmeye yarar.
    • Etrafa atılmış kirli çamaşır sadece kirli çamaşırdır. Kişisel olarak algılamayın!
    • Kocanızı sizden çok farklı, bambaşka bir tür gibi kabullenin. Böylece objektif olabilirsiniz.
    • Hatayı kendinizde de arayın. İşe yaramayan stratejileri değiştirin.
    • İlgisini başka yöne çekin. Örneğin, mutfakta dolaşmaması için salona cips ve bira hazırlayın.

    Ders 1: Yaklaştır

    • Amy in egzotik hayvan eğitmenlerinden öğrendiği temel ders, beğendiği davranışı ödüllendirmek, beğenmediğini ise görmezden gelmekti. Dırdır etmek, azarlamak söz konusu değildi.
    • Kaliforniyadan Mainedeki sıcak ama dağınık yuvalarına döndüğünde, Amy, Scotta tamamen farklı davranmaya başladı.
    • Örneğin, Scott çamaşır sepetine kirli tişört mü attı, hemen teşekkür etti. İkinci kirli çamaşır için öpücükle ödüllendirdi. Bu arada yatak odasının yerinde duran kirli yığınının üstünden, tek bir ters laf bile etmeden usulca geçip gitti.
    • Zamanla fark etti ki Scott, Amy tarafından takdir edilmenin keyfini çıkarırken etraftaki kirli yığınları da küçülmeye başladı. Bu yöntemin adı yaklaştırmaydı.

    Ders 2: Sabret


    • Eğitmenin beğenmediği davranışlara en ufak bir tepki vermemesinin adı ise en az güçlendirici sendrom. Zira pozitif ya da negatif herhangi bir tepki, davranışı körüklemekten başka bir işe yaramaz.
    • Oysa hiçbir tepki verilmediğinde, o davranış biçimi zamanla yok oluyordu. İşte bu nedenle Amy kendini çok zor tutsa da hoşuna gitmeyen tavırlara kayıtsız kalmaya karar verdi.

    Ders 3: İmkânsız kıl


    • Uyguladığı üçüncü teknik uyuşmaz davranış kavramıydı. Bu yöntem, dikkati başka bir noktaya çekerek, istenmeyen davranışın yapılmasını engellemeye, mümkünse imkânsız kılmaya yönelikti.
    • Amy bu tekniği kendisi yemek pişirirken Scottı mutfaktan uzak tutabilmek için kullandı. Ayağının altında dolaşmaması için salonun uzak bir köşesine bir çanak cips ve salsa sos koydu, parlak fikri tabii ki işe yaradı.

    Ders 4: Kişisel alma


    • Dördüncü kural ise hataları asla kişisel olarak ele almamaktı. Eskiden Scottın münasebetsiz tavırlarını hakaret gibi ya da değer görmediğinin işareti olarak algılayan Amy, buna da son verdi.
    • Eğitmenlerin mottosunu benimsedi: Hata hiçbir zaman hayvanda değildir. Böylece kendi tepkilerini ve yanlışlarını da tahlil etmeyi öğrendi. Scottın kimi içgüdüsel tavırlarının köklü ve değişmez olduğunu kabullendi.
    • Artık eskiye oranla, sivri uçları biraz daha yontulmuş bir kocası ve daha hoşnut olduğu bir evliliği vardı. Üstelik bu durumu anlayan kocası, üzerinde böyle bir teknik uygulanmasından hiç gocunmadığı gibi, taktiği kapıp Amy üzerinde denemeye başlamıştı.

    http://www.kadinca.net

    Erkeklere Özgürlük



    Havalar ısındı kadınlar püfür püfür, biraz rahatlamak erkeklerin de hakkı... Bu terliği çok beğendim. Eşime de çok yakışır. Erkek adam terlik giymez demeyin rahatlık onların da hakkı...

    20 Haziran 2008 Cuma

    25 Siyah Gece Elbisesi


    Burada 25 tane gece elbisesi modeli derlemişler. Düğün sezonunun açıldığı şu günlerde pek çok kişi ne giysem derdine düşmüştür. Modeller hoş ancak sırt dekolteleri bana abartılı geldi üstelik mankenler o kadar zayıf ki elbiseleri taşıyamamışlar.

    Yasaklar Hep Tatlı mıdır?


    Yasaklar her zaman tatlı değildir. Ne olur maç sonrası silahlarınıza sarılmaktan vazgeçin. Biz de seviniyoruz ama camdan bakmaya korkarken zaferin tadı pek çıkmıyor. Siz silahlarınızla kendinizden geçerken. Ben çocuğuma sarılıp onu sizden korumaya çalışıyorum.

    Bir kıyafet kaç şekilde giyilebilir?

    Hamilelik Bu kadar mı Yakışır


    İtiraf edelim ki hamilelik en güzel göründüğümüz dönemlerden değil fakat Angelina Jolie bu kuralı bozmuş. Bence bu resimde her zamanki halinden bile güzel görünüyor. Bu elbiseden ben de istiyorum. Gögüs dekolteli olmayanından mümkünse... İstesem gönderirmi acaba?

    Buarada Angelina Jolie kendi imzasını taşıyan parfümünü yaratmak için Fransız modaevi Coty ile görüşüyormuş. Hamile kadınların koku alma duyuları hem gelişir hem de değişir. Mesela Benim en sevdiğim parfümler bile miğdemi bulandırıyor. Bu durumda jolie parfüm işini biraz askıya alsa iyi olur.

    Tişört Deyip Geçme...













    Küresel ısınmanın bir sonucu da bu olabilir mi? Dünya delirdi hayvanları eksiği ne?

    Kadın erkek meselesi değil insanların pek çoğu böyle

    Lütfen her lafa ingilizce sözcükler sıkıştırmaktan vazgeçelim. Özellikle yeni çıkan bütün ürünlerin adları ingilizce oluyor. Bunu iğrenç buluyorum. Dilinizden utanmayın.

    Her şey çin malı oldu. Çin işi kına gecelerinde china çıra oynanır mı?

    Çocuk


    • Evlenmeden once cocuk yetistirme uzerine alti teorim vardi. Simdi alti cocugum var ve hic teorim yok!
    • 'Bebek gibi uyuyor' diyenlerin muhtemelen hic cocuklari olmamistir. (Leo J. Burke)
    • Bir cocuga once konusmayi ogretirsiniz, sonra da susmayi... (Prochnow)
    • Cocuklardan cok sey ogreniriz. Ornegin ne kadar sabirsiz biri oldugumuzu... (Franklin P. Jones)
    • Cocuklu aileler ve cocuksuz olanlar... Her ikisi de birbirleri icin uzulurler... (Ed Howe)
    • Cocuklarin sevgi gormeye ihtiyaci vardir. Ozellikle de hak etmedikleri zaman... (Harold Hulbert)
    • Ilk basta anne ve babalarimizin cocuklari, sonra cocuklarimizin anne ve babasi oluruz. Daha sonra anne ve babamizin anne ve babasi, en sonunda da cocuklarimizin cocuklari oluruz. (Milton Greenblatt)
    • Cocuklar bir sekilde evliligin devamini saglarlar. Ve bunun icin pek cok yollari vardir. Ornegin o kadar cok talepleri olur ki aileler onlarin ihtiyaclarini karsilamaya calisirken birbirlerinin hatalarini unuturlar. (Richard Armour)
    • Eger bebeginiz guzel ve mukemmelse; hic aglamiyor, huysuzlanmiyorsa, zamaninda uyuyor ve her zaman bir melek kadar iyi niyetliyse, siz bir anneannesiniz! (Theresa Bloomingdale)
    • Bir anne icin cocugunun en sevimli oldugu zaman uyudugu zamandir. (Ralph Waldo Emerson)
    • Cocuklar gelecege gonderdigimiz ve asla goremeyecegimiz mesajlardir. (Anonim)
    • Cocuk buyuturken evi temiz tutmak, kar hálá yagarken kapinin onunu temizlemek gibidir. (Phyllis Diller)
    • Cocugunuzun buyudugunu nereden anlarsiniz? Size soru sormayi keserler ve tabii nereye gittiklerini soylemeyi de... (P. J. O'Rourke)


    Çocuğunuz yoksa bu satırları ezberleyin çok önemli hayat dersleri içeriyor. Çocuğunuz varsa zaten ezberebiliyorsunudur.

    19 Haziran 2008 Perşembe

    Kendimi Takdir Ediyorum

    "Hamurum kabarmadı" diye üzülmeyin. İşte son sistem hamur kabartma yöntemi
    • Hani dezavantajları avantaja çevirin derler ya ben bugün bu taktiği uyguladım ve başardım.

    • İnternette uzun zamandır gördüğüm çeşitli sitelerde yayınlanmış yapanlar tarfından beğenilmiş bir poğaça tarifini denemeye karar verdim. Herkes bu poğaçaya bayılıyordu nasıl yumuşaçık olduğunu anlatıyordu. Adı pamuk poğaçaydı ve pamuk gibi kabarıyordu.

    • Ben de büyük bir hevesle tarifi uyguladım. Hamur işi konusuna yabancı olmamama rağmen poğaçalarım taş gibi oldu. Yenilen pehlivan misali tekrar denedim. Bu sefer de hamurda bir kabarma belirtisi yoktu. Ben de bu havalarda arabaya bindiğim de içerisinin sıcaklığından nasıl rahatsız olduğumu hatırladım hamuru aldım arabanın en güneş gören yerine koydum, kapıyı kilitleyip gittim. Yarım saat sonra geldiğimde hamurum kabından taşıyordu. Poğaçalar piştiğinde pastahaneden alınanlardan hiçbir farkı yoktu. Hatta daha bile güzeldi.


    Artık hamurum kabarmadı diye üzülmeyin. Atın güneşin altında kavrulmuş bir arabaya değme ustalara taş çıkarın. Kışın da doğalgaz veya kalorifer peteklerinin üzerine koyarsınız.

    Tarife gelince;
    Pamuk Poğaça
    • 1 pk yaş maya yada 2 kaşık kuru mayayı bir su bardağı ılık süt içinde 15 dk bekletin daha sonra 1 sb ılık su 1 sb sıvı yağ ( ben kalori bakımından yarım bardak koyuyorum) 4 çorba kaşığı şeker 4 çay kaşığı tuz( ben 5 koyuyorum) 1 tatlı kaşığı mahlep veya vanilya(isteğe bağlı) ve alabildiği kadar un ( burada püf noktası kulak memesi kıvamından biraz daha yumuşak bir hamur olmalı)ekleyip yoğurun hamuru yarım saat bekletin ( ben ilkini saatle yaptım olmadı saati boşverin hamur iki katı kabarıncaya kadar bekletin)
    • Hamuru istediğiniz gibi şekillendirin. Tepsiye dizin yalnız iki katı kabaracağını hesaplayarak dizin. Bir süre tepside kabarmasını bekleyin. Üzerine yumurta sarısı sürüp 175-180 derece fırında pişirin.
    • İlk tepsiyi soğuk fırına attım 35 dakikada pişti. İkincisi 25 dakikada pişti. İşin püf noktası hamurun kabarması için saate değil gözlerinize güvenin kabarana kadar bekleyin.

    17 Haziran 2008 Salı

    16 Haziran 2008 Pazartesi

    Koltuk Takımı Alacaklara Tavsiyemdir

    Dikkat Dikkat: Bu yazıdan sonra koltuklarım geldi ve inanılmaz problemlerle karşılaştım. Kimseye tavsiye etmiyorum. Köroğlu mobilya resmen bizi dolandırdı.Bu yazıyı okuyup benden adres isteyenler olunca düzeltme yapmadığımı fark ettim. Bir de saf saf onların reklamlarını yapmışım :( Freeline markası firmanın adı Köroğlu aman uzak durun


    Uzun zamandır koltuklarımı yenilemek istiyordum. En sonunda dün bu özelliklere uyan bir takım buldum.

    • Evim de çok fazla eşya var. Bazalı bir şey olması şart.
    • Misafirleri yatırabilmek için yataklı bir şey şart.
    • Evim küçük çok fazla yer kaplamaması şart.
    • Evde bir küçük yaramaz var ikincisi yolda koltuklara birşeyler dökmediği gün yok yani mutlaka kolay temizlenmeli.
    • Eh almışken şık ve modern birşey olmalı birazda gözümüze hitap etsin
    • Hem de çok pahalı olmasın dedim.

    Malesef hiç bir firmada bu özellikleri bulamadım. Bazalı yataklı olanlar çekyat tarzı oluyor çok güzel görünmüyor. Çok güzel olanların hiç bir fonksiyonu yok. Silinebilir kumaşlı diyorlar ama Silinebilir olması silmenin kolay olduğu anlamına gelmiyor.

    Nihayet dün bu takımda karar kıldım. Kolları deri olduğu için silmek çok kolay. Kumaş kısımlarını özel silinebilir leke tutmayan kumaştan seçtim. Hem iki tarflı kullanılabiliyor hem de kılıflar çıktığı içi yıkanabiliyor.
    Üçlüsü yatak ikilisi baza oluyor.

    Ortadaki puf ise başka bir takımdan devşirme ama bizim takıma uyarlıyacaklar. Puflar hem koltuk hem sehpa olarak kullanılıyor hem de içi bazalı ayrıca başka bir koltukla birleştirilerek yatak yapılabilir.

    Uzun uzun yazdım çünkü yeni koltuk alacaklara yararlı olacağını düşünüyorum. Umarım çileli koltuk arayışımın size de bir faydası olur.

    11 Haziran 2008 Çarşamba

    31 Numara da Benden

    Aşağıdaki yazıdaki 30 maddeyi okuyanlar için deneyimli bir anneden 31. öğüt;

    Annenizle iyi geçinin!!!


    Zira doğumdan sonra en büyük belki de tek yardımcınız o olacak. "Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar" lafının anlamını bilmiyorsanız öğreneceksiniz.

    Unutkanlığımın Sırrını Çözdüm; Beynim Küçülmüş...


    Haliyle hamileğim bu tür haberlere daha çok ilgi göstermemi sağlıyor ama bence bu herkesin okuması gereken bir yazı... Özellikle hamilelikte beynin küçülmesiyle ilgili kısım çok ilgimi çekti ben de bana neler oluyor ben eski ben değilim diyordum. Gerçi ilk hamileliğimde de aynı şey olmuştu. Sonrasında bir düzelme hissedemedim :)) Acaba daha sonra eski haline dömüyor mu? Yoksa bu düpedüz bildiğimiz yaşlılık mı:)))

    Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde bilmeniz gereken 30 şey


    Gebelik testini yaptınız ve sonuç pozitif çıktı. Daha yolun başındayken bazı şeyleri bilmeniz bu heyecanlı yolculuk sırasında gereksiz bir takım kaygı ve sorunları yaşamanızı önleyebilir...

    1. Hamilelikle birlikte horlamaya başlayabilirsiniz. Hamilelik hormonları burun içi zarların yumuşamasına ve şişmesine neden olarak uykuda horlamanıza yol açabilir. Bu durum eşiniz için dayanılmaz bir hal alırsa, bir süre ayrı odalarda uyumayı deneyebilirsiniz; hem böylece bebek doğduktan sonrası için alıştırma da yapmış olur!
    2. Artık balenli sutyen giymekten vazgeçmelisiniz. Bu sutyenlerin alt tarafında bulunan teller göğüslerinizdeki süt bezlerinin gelişimini engelleyebilir.
    3. Hamilelik hormonları metabolik hızınızı artırarak eskiden sizi rahatsız etmeyen ısı düzeylerinden dahi rahatsızlık duymanıza, sıcak basmaları yaşamanıza ve terlemenize neden olabilir. Bu durumda daha ince ve hafif giyinmeye gayret etmeli ve bolca su içmelisiniz.
    4. Hamilelikte karında kaşıntılar meydana gelebilir. Bunun nedeni büyük olasılıkla karnınız büyüdükçe karın derisinin gerilmesidir. Bazı kadınlarda el ve ayaklarda da kaşıntılar olabilir. Tüm bunlar normal olmakla birlikte kaşıntıların aşırı bir hal alması ve vücudun her tarafında olması nadir görülen bir karaciğer hastalığının belirtisi olabileceğinden, hemen doktorunuza durumu bildirmelisiniz.
    5. Doktor kontrollerinizi kesinlikle aksatmayın. Her bir kontrol hem kendi sağlığınız hem de bebeğinizin sağlığı açısından büyük önem taşır.
    6. Yatağınızın başucunda muz ve tuzlu krakerler bulundurun. Boş mide bulantıları şiddetlendirir, bu nedenle gece tuvalet için uyandığınızda ve sabah kalktığınızda bunlardan bir miktar atıştırın.
    7. Bebeğiniz doğmadan önce saçınıza bakımı kolay bir kesim yaptırın. Bebekten sonra yeniden kuaföre gidecek zamanı bulmanız aylar sürebilir.
    8. Bebeğiniz seks yaptığınızı anlamaz!
    9. Doğum konusunda panik yaşamanıza gerek yok. Arkadaşlarınızın korkunç doğum hikayelerini bir miktar abartı ve ballandırma olabileceğini bilerek dinleyin ya da en iyisi bu tür hikayeleri hiç dinlememeye gayret edin.
    10. 32. haftadan itibaren her gece perine bölgesine (vajina ile anüs arasındaki bölge) badem yağı sürün. Bazı araştırmalar bunun normal doğum sırasında yırtılmaları önlemeye yardımcı olabildiğini gösteriyor.
    11. Hamile olmanız egzersiz yapmayı bırakmanızı gerektirmez. Riskli bir gebelik yaşamadığınız sürece sadece egzersizin dozunu ayarlamanız yeterli olacaktır. Egzersizin size olduğu kadar bebeğinize de faydalar sağladığını unutmayın.
    12. İzlemek istediğiniz bir film varsa şimdi izleyin. Doğum sonrasındaki ilk haftalarda oturacak ya da uzanacak zamanı bulduğunuzda yorgunluktan nasıl uykuya daldığınızı bile anlamayacaksınız.
    13. Rahat olun, hayata olumlu bakmaya gayret edin. Araştırmalar olumlu bir bakış açısına sahip anne adaylarının daha iyi uyuduğunu, daha az kilo aldığını, daha kolay doğum yaptığını ve daha güçlü bebekler dünyaya getirdiğini gösteriyor.
    14. Ayak numaranız büyüyebilir. 28-30. haftalar civarında vücut sıvıları artarak ayakların da şişmesine neden olur. Bu da mevcut ayakkabılarınızın ayaklarınızı sıkmasına yol açabilir. Kendinize rahat yeni bir çift ayakkabı alın ve her fırsatta ayaklarınızı yüksek bir yere uzatın. Elleriniz veya yüzünüzde çok fazla şişme olursa preeklempsi riskini ekarte etmek üzere doktorunuzla görüşün.
    15. Yakınlarınızdan hediye konusunda fikrinizi soranlardan, bebek için giysi almak isteyenlere giysinin bedenini yenidoğana göre değil 3-6 ve hatta 6-12 aylığa göre almasını isteyin. Aksi halde herkes yenidoğan giysileri getirecektir ve bebekler o kadar hızlı büyümektedir ki, bunların çoğunu kullanmanız hiç mümkün olmayabilir.
    16. Kahvaltıda çay içmeyin. Hamilelik sırasında gıdalardan bol bol demir almanız gerekir ve çay demir emilimini engelleyebilir. Bu nedenle çay içmek istiyorsanız, öğün aralarını tercih etmeniz en doğrusu olacaktır.
    17. Hamilelikte kokunuz da değişecektir. Vücudunuzda meydana gelen tüm kimyasal değişimler farklı, taze ve cezbedici bir koku yaymanıza neden olabilir. Bu da her zaman kullandığınız parfümün daha farklı kokmasına yol açabilir.
    18. Vajinal akıntı fark ederseniz panik olmayın. Hamilelik ilerledikçe rahim etrafındaki hücreler yumuşar ve hormon değişimleri ile birlikte bu durum süte benzer bir akıntıya yol açabilir. Koyu kıvamlı, kokulu veya kanlı olmadığı sürece enfeksiyon endişesi taşımanız gerekmez.
    19. Seks konusunda süprizler yaşayabilirsiniz. Aniden kendinizi sürekli bir seks isteği içinde bulabileceğiniz gibi seks isteğinizin tamamen kaybolması da söz konusu olabilir. Göğüsler ve vulvadaki hassaslaşma çoklu orgazmları tetikleyebilir veya en ufak bir dokunuştan dahi rahatsız olarak seksten çekinmenize yol açabilir.
    20. Doğum yapmış ünlülerin fotoğraflarını gösteren tüm dergileri yakın! Emin olun, doğumdan sonra birkaç gün içerisinde 20 kg. vermiş bakımlı bir ünlünün fotoğrafı doğum sonrası eve geldiğinizde görmek isteyeceğiniz son şey olacaktır!
    21. Yeni bir gözlük ya da lens almayın. Gözlerinizdeki ekstra sıvı görüşünüzü bozulmuş gibi hissetmenize veya lenslerinizin gözünüze uymamasına neden olabilir. Buna karşın emin olmak ve kendinizi sağlama almak için bir göz doktoruna muayene olun.
    22. Bebeğinize kimin bakacağını düşünmeye başlayın. Olasılıkları gözden geçirin, bakıcı adayları ile tanışın. Anneniz ya da kayınvalideniz ile ayrıntılı olarak konuşun. Hemen karar vermek zorunda değilsiniz ancak şimdiden mümkün olduğunca bilgi toplamanız zamanı geldiğinde işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.
    23. Bebeğiniz anne karnındayken en iyi duyduğu ses insan sesi frekansında olan seslerdir. Bu yüzden bebeğinize masallar anlatın, şarkılar söyleyin; araştırmalar bebeklerin anne karnındayken pek çok kez duydukları masal ve şarkılara dünyaya geldikten sonra da cevap verdiklerini ve bunları işittiklerinde rahatladıklarını gösteriyor.
    24. Genetik olarak cilt çatlaklarının oluşumuna yatkınsınızdır ya da değilsinizdir ve bu konuda yapabileceğiniz fazla bir şey de yoktur. Buna karşın güzel kokulu losyon ve yağlarla karnınıza masaj yapmaktan vazgeçmeyin, bu ritmik hareketler sizi rahatlatacağı gibi bebeğinizin de hoşuna gidecektir.
    25. Hiç tanımadığınız yabancılar dahi size hamileliğinizle ilgili tavsiyelerde bulunacaklardır. Bu gibi tavsiyelere karşı görünmez bir kalkan oluşturun; gülümseyerek anlatılanları dinliyormuş gibi yapsanız da sonrasında kendinizin ve doktorunuzun en doğru bulduğu şeyi uygulayın.
    26. Bebeğinize bol bol gün ışığı aldırın! 34 haftalıktan itibaren karnınıza gün ışığı geldiğinde bebeğiniz de kırmızı ışık banyosu yapacaktır.
    27. Kalsiyum almanız önemli ancak bu sürekli tam yağlı süt ürünlerini tüketmeniz gerektiği anlamına gelmez. Yağsız sütte de tam yağlı süt kadar kalsiyum bulunur.
    28. Biraz unutkanlaştığınızı fark edebilirsiniz. Ne yazık ki hamilelikte unutkanlık son derece yaygın görülen bir durumdur Bazı bilim adamları hamilelik süresince kadın beyninin %5 oranında küçülebildiğini dahi düşünüyorlar! Bunun nedeni bilinmemekle birlikte iyi haber doğum sonrasında normale döneceğinizdir!
    29. Beslenme düzeninizi doğum sonrasında da devam ettirmeniz bebeğinizi emzirmenizi de kolaylaştırır. Araştırmalar anne adayının yediklerinin tadının amniyon sıvısına geçtiğini ve aynı tadın anne sütünde de olması durumunda bebeğin bunu tanıdığını göstermiştir.
    30. Ruh halinizde tuhaf değişimler yaşayabilirsiniz. Öfkeden gözünüzün döndüğü anlar, kontrolsüz ağlamalar ve nedensiz korkular yaşayabilirsiniz. Endişelenmeyin delirmiyorsunuz, sadece hamilesiniz!
    www.aile.org