26 Ağustos 2009 Çarşamba

Ben de ben de


Her gördüğüne özenen ben şimdide makyaj bloglarının müdavimi oldum. Herkesler sürüp sürüştürüp resimliyor paylaşıyor. Çok becerdiğimden değil ya kuru kalmıyayım diye bende bir göz makyajı fotoğrafımı koyayım dedim. Yeşil gözlere mor ne de yakışır cümle alem görsün :))

25 Ağustos 2009 Salı

Kadınlar neden makyaj yapar?



Kadınlar neden makyaj yapar?
Japon bilimadamlarının yaptığı ilginç araştırmanın sonucu aşağıda...

Yüzünü aynada makyajsız gören kadının, makyajdan sonra yüzünün başkalarına nasıl görüneceği öngörüsü ve iyimserliğiyle harekete geçtiğini belirlediler.

Daily Telegraph'ın haberine göre, bir Japon kozmetik firması için, beyin uzmanı Dr. Ken Mogi ve ekibi tarafından yapılan ve 2 yıl süren araştırmada, kadının yüzünü makyajlı ve makyajsız olarak nasıl algıladığıyla ilgili beyinde farklı faaliyetlerin bulunduğu belirlendi.>>>

En iyi 30 allık markası


Bu günler de bir allık merakı başladı ki sormayın. Pembe mi şeftali mi bronz mu derken bu yazı dikkati mi çekti. Buyrun...




İlkbahar ve yazın yumuşak renklerini biz yüzümüzde taşımaya hazırız… Peki, yeni sezonu en iyi yansıtan ve en kaliteli allıklar hangileri…



1. L'OREAL PARIS
Blush Minerals: İçeriğindeki mineral pigmentlerle cilde doğal görünümlü gölgeler veren allık 5 farklı tona sahip. Ayrıca parfümsüz ve koruyucu madde içermiyor. Fiyatı: 37,99 TL

2. SHISEIDO
The Makeup Accentuating Color Stick: Bu ürün; allık, far ve aydınlatıcı için ayrı ayrı ürünler kullanmanızı engelliyor. Fondöten üzerine tek başına da kullanılan stick formundaki allık yoğun bakım etkisi yaratıyor, çizgilerde birikmiyor ve tam olarak rengini ortaya koyuyor. Fiyatı: 79TL

18 Ağustos 2009 Salı

Koş Koş Koş İndirime Koş: Golden Rose



Dün gecemi internette allık resimlerine bakarak geçirdim. Bu gün de tek bir mağaza atlamadan bütün kozmetikçileri dolaştım. Body shop indirimi cezbediciydi tam ben ürünlerimi seçmiştim ki kızımım tuvalete gitmesi gerekti. Elimdekileri bırakıp fırladım. Sonra küçük hanımın karnı acıktı. Annemle Tuna geldi filan derken benim Body Shoplar unutuldu. Artık Alışveriş merkezini terk edecekken aklıma ATM kartımın bloke olduğu geldi. Profilo Akbank'a gittim. Bilenler bilir yanında Golden Shop vardır. Ben kartı filan unutup Golden Shop'a daldım. Zira sepetler ürün doluydu.

20 liraya satılan terracotta allıklar 8,75'e top allıklar 6,75 rujlar 2,50'ye inmişti. Yerli malı yurdum malı herkes onu kullanmalı. Yabancı ürünlere eşşek yüküyle para vermeye gerek yok. Yerli ürünlerin kalitesi son zamanlarda yükseldi.

En yakışıklılar burada







skyshowbizz sitesi 2009 yazının en yakışıklı 50 ünlü erkeğini seçti. İlk on ise yukarıdaki gibi...

İxora'dan ücretsiz numuneler


İxora'nın web sitesindeki iletişim bölümüne adres bilgilerinizi girip kargo masrafını (yaklaşık3,50) karşılayacağınızı belirtirseniz, firma size 5 kadın, 3 erkek parfümü ve 5 adet salyangoz kremi numunesi gönderiyor.

Parfüm almak değişik kokular keşfetmek isteyenler mutlaka denesinler. Tek kötü yanı gönderilecek numuneleri seçememek. Şansıma benim sevmediğim kokular denk geldi. Bilyeli şişede gelen numuneleri uygulamak kolay. Ayrıca uzun süre kullanılabilir.

Salyangoz kremini ise yüzümün sadece bir tarafına sürerek test ediyorum. Dokusunun biraz yağlı olması dışında başka bir kusuru yok. Faydasını ise zaman gösterecek.

İletişim formunu gönderdikten sonra mail atıp bilgi verdiler. Yaklaşımları son derece kibarca...
Not:Resim bana ait değil.

Kampanya: Body Shop


The Body Shop ´ta Hindistan Cevizi sersindeki "2 al 1 öde" fırsatını kaçırmayın!
Kampanya Bitişi » 20.09.2009

Kampanya: Beta


Bu kampanya 04- 31 Ağustos 2009 tarihleri arasında Beta ´dan Bonus Trink ile yapılan alışverişlerde geçerlidir.
Kampanya dahilinde iki ayrı ürüne iki farklı kampanya uygulanacaktır. Bonus Trink ile Pogo alana ikincisi hediye edilecektir.
Bonus Trink ile Espadril alanlara anında %10 indirim uygulanacaktır.
Kampanyalar Bonus Trink ile temassız ödeme yapılması halinde geçerlidir.
%10 indirim pos üzerinden manuel olarak uygulanacaktır.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Deprem sırasında ne yapabiliriz ?


Burada okuduğum bilgiler oldukça yararlı. Malum deprem bölgesinde yaşıyoruz.

Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürünün aşağıdaki makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır>>>

Zeka Geliştiren 10 Altın Kural

Bu saatten sonra zeka geliştirsek ne olur geliştirmesek ne olur demeyin. Zira belirli yaşlardan sonra zeka eksilmeye başlıyor. Disk kapasitesi genişliyor ama ram yetmiyor. Bu saatten sonra anca kaybettiklerimizi yerine koyarız.

1- Ters el alıştırması

Sağ eliniz yerine biraz da sol elinizi kullanmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın, kalemi ters elinizle tutun gibi… Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.


2-Çocuk oyunu alıştırması
İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini artırırsınız. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, hafızanız her zaman canlı kalır.

14 Ağustos 2009 Cuma

Gülümseyin



Herkes fotojenik olmak ister. Güzellikle hiç ilgisi olmayabilir. Zira çok güzel bir insan fotoğraflarda güzel çıkmaya bilir. Poz vermeyi bilmek önemlidir tabi ama bence işin sırrı birazcık makyajda. Herkes bana çok fotojenik olduğumu söyler. Sıfır makyajlı fotoğraflarım da ben de pek güzel çıkmıyorum. Makyaj çok hafif olmalı yüzünüze ilk bakışta fark edilmeyecek kadar. Bence işin sırrı bu ve tabbi kocaman bir GÜLÜMSEME ile....

1. Gözlerinizi objektifin biraz yukarısına odaklayın, başınızı biraz ileri doğru götürün ve çenenizi hafifçe eğin.

2. Dilinizi dişlerinizin arkasında tutarak gülümseyin. Böylece yüzünüz gergin görünmeyecektir.

3. Kollarınızı yanınızda tutun, fakat yanınıza yapıştırmayın. Doğal görünmek için, vücudunuzdan biraz uzakta olmalılar.

4. Fotoğraf çekilmeden önce aynanın karşısına geçip mimiklerinize inceleyip nasıl güzel göründüğünüze bakın.

5. Genel kural olarak, sopa yutmuş gibi durmayın, rahat olun.

6. Fotoğraflar her şeyi abartabilir, bu nedenle makyajla bunu önleyebilirsiniz. 30 yaşın altındaki kadınlar için, küçük bir maskara ve dudak parlatıcısı; 30 yaşın üzerindekiler ise iyi bir kapatıcı kullabilirler.

7. Klasik örnek pozları deneyin. Klasik model pozunda beden 3/4 oranında kameraya doğru çevrilir; objektife tamamen düz bakılmaz.

8. Ayakta fotoğraf çektirirken karın içeride, omuzlar geride, omurganın da düz olması gerekiyor.

9. Fotojenik çıkan insanların fotoğraflarını inceleyin. Rahatlamış ya da çok neşeli, canlı insanları gözlemlemek ve onlar gibi yapmak en iyi sonuçları ortaya çıkaracaktır.

10. Ferah hissetmek için, gözlerinizi kapatmayı deneyin, fotoğraf çekilmeden önce gözlerinizi açın.

Al Koca Al Bana Bunu Al



Carmina'nın Amber Edition serisinde gördüğüm "Shimmer" denen bu ürünün nasıl ve nerede kullanıldığını tam olarak anlayamasamda ben bunlara bayıldım. Pudra gibi ama çok hafif uygulamayı düşünüyorum. Diğer terracotta ürünler gibi simli durmuyor ama cilde parlaklık veriyor.
Bu ürünün benzerini İnglot'ta da gördüm.

Tek problem hangi rengi alacağıma karar vermek. Bir de tabi kriz nedeniyle aldığım kemerleri sıkma kararım var...:((

Carmina Amber Edition Shimmer Tones
İçeriğinde kullanılan esterler sayesinde cilde uyum sağlayan ve kullanımı kolay olan Shimmer Tones, emülsifiye özelliği taşıyan hammaddesi sayesinde, göz çevresinde ipeksi bir his bırakır. Sim ve sedef yoğunluğu; ışıltılı bir görünümün yanısıra; kalıcı bir makyaj elde edilmesini de sağlar. Nemlendirici özelliği olan bileşenler içeren bu ürün, sürülümünde kremsi yapısı ile dikkat çeker. Islak&kuru kullanım özelliği olan ürünler, hafif nemli bir puf ile uygulandığında, çarpıcı efektler elde edilebiliyor ve kalıcılığı artıyor. Ayrıca aynı üründe, farklı tonlardaki 5 renk sayesinde istenilen tüm tonlar yakalanır. Ürün, fırça ile karıştırılarak allık olarak kullanılabileceği gibi; tek tek far şeklinde de kullanılabilir.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

İçinizdeki yıldızı dizginleyin.


Bu günler de haberler de onun seks kasedi bunun seks kasedi hikayeleri yayınlanıp duruyor. Gururla söyleyebilirim ki. Kimsenin seks kasedini izlemişliğim yoktur. Kişinin rızası dışında çekilmiş ve yayınlanmış görüntülerini izlemek o kişinin mahremiyetine saldırıdır. Hatırlarsınız o meşhur hikayede bile tüm şirket işi gücü bırakıp malum görüntüleri izlemişti. Ben arkamı döndüm izlemedim. Ticari amaçla çekilen görüntüleri isteyen izler istemeyen izlemez.Bu konuda söyleyecek sözüm yok. Fakat bir kişinin gizlice çekilmiş görüntülerini izlemek . Benim gözümde o kişiye tecevüz etmekle bir...

En sık rastlananları da çiftlerin kendi aralarında çektiği ilişkiye renk katma amaçlı çekilen daha sonra araları bozulunca internete sızdırılı verenleri. Size bir dost tavsiyesi yaşadığımız dijital çağda kimseye güven olmaz. İçinizdeki yıldızı dizginleyin ve kameralardan uzak durun. Özellikle liseli kızların sıkça kandırıldığını duyuyoruz. Hiç bir zaman bir şekilde kimsenin eline böyle bir koz vermeyin.

Evlilikte 'problem çözmenin' 9 yöntemi

Evlilik kağıt kalem ve kuralla olacak iş değil ya. Belki bir faydası dokunur yine de okuyalım.

Evlilikte 'problem çözmenin' 9 yöntemi

Her evlilikte birtakım sıkıntılar yaşanabilir.Eşlerin birbirlerini tanımaları ve uyum sağlamaları esnasında bazı pürüzler olabilir. Sevginin yıpranmaması ve mutluluğun zedelenmemesi için dikkat edilmesi gereken husus; bu sıkıntıları probleme dönüştürmeden aşmaktır.
1) Problem kitabı değil, çözüm anahtarı olun
Evlilikteki problemi çözmenin tek yolu problem çıkarmamaktır. Çünkü problem kitabının olmadığı yerde çözüm kitapçığı da olmaz. Ancak insan iradesi olmadan çıkan problem karşısında çözüme odaklanmak, problem kitabı olmak yerine cevap anahtarı olmak gerek.
2) Çözüme harcayacağınız enerjiyi panikle tüketmeyin
Problem karşısında problemi çözmeye harcayacağınız enerjiyi panikle tüketmeyin. Tıpkı düşman askeri gelmeden düşmana saldırıp mermisini tüketen asker gibi olmayın. Su-i zanlarla ve "ben öyle tahmin etmiştim. Eee, ben şöyle sanmıştım" cümleleriyle anlayıp dinlemeden hareket etmeyin. Problem yokken problem varmış gibi davranmayın. Unutmayın ki, tahrip kolay, tamir zordur. Bir sözle eşinizin kalp sarayını yıkabilirsiniz. Fakat bin sözle tamir edemezsiniz.
3) 'Keşke' dememeye çalışın
Sürekli yanlış yapıp, problem çıkararak eşinizi canından bezdirmeyin. "Artık canıma yetti senin kaprislerini çekemeyeceğim" dedirterek sevgisini kaybetmeyin. "Keşke şunu yapmasaydım, keşke bunu söylemeseydim. Keşke şimdiki aklım olsaydı" vb. sözleri söylemek zorunda kalmayın. Çünkü sevgi güneş gibidir. Siz gönül pencerelerinizi sonuna kadar açarsanız o güneş içeriye bol bol girer. Pencerelerinizi sıkı sıkıya kapatırsanız yol bulup içeriye giremez. "Benim güneşim bir yolunu bulup girer" demeyin. Sonuna kadar açık olan gönül pencerelerinden birine kayabileceğini göz önünde tutun.
4) 'Ama' silahından uzak durun
Hata yapmayan bir melek gibi davranmayın. Hep kendinizi müdafaa etmeyin. Eşiniz "şunu neden şöyle yaptın?" dediği zaman "ama" silahına sarılmayın. Ya da sürekli "ama ben öyle söylememiştim. Ama, ama" diye "ama" silahının arkasına gizlenerek eşinize ateş etmeyin. Karşınızda ateş edecek düşman değil, sevgisini kazanmanız gereken dostunuz var. Unutmayın "dostun attığı gül" düşmanın attığı silahtan daha çok yaralar.
5) Kendinizi polis hafiyesi sanmayın
Kimi eşler, eşlerinin yanlışlarını yüzlerine karşı dobra dobra söylerler. Kendilerini eşlerinin yanlışlarını araştırmakla görevli polis hafiyesi gibi görürler. Sebebi sorulduğunda "ben doğruyu söylüyorum. Onun yanlışını gösteriyorum. Onun iyiliğini düşünüyorum" diyerek kendilerini müdafaa ederler. Halbuki, her doğru her yerde söylenmez. Her doğruyu söylemek insanın görevi değildir. Bir lokma ekmek bile çiğnenmeden yutulmaz. Önce ağızda çiğnenir, mide özsuyuyla parçalanır. Sonra ince bağırsakta süzülür. Şayet çiğnenmeden yutulursa ya boğaza oturur ya da mideye.
6) İnatlaşmayın
Kimi eşler evlilikte çıkan problemlerde bir türlü çözüme yanaşmaz, inatlaşırlar. "Böyle yapayım da bu ona ders olsun" havasına girerler. Acaba hangi öğrenci "ben bu problemi çözmeyeyim de öğretmene ders olsun" diyebilir? Bu düşünceyle öğretmenle inatlaşarak "ben bu problemi çözmem" diyen öğrenci sınıfta kalmaya mahkûmdur.
7) Kindar olmayın
Problemlerin çözümünde kilit nokta kindarlıktır. Eşler arasında bir sıkıntı yaşanmış geçmiştir. Eşlerden birisi olayı unuturken diğeri günlerce "neden sen bana öyle söyledin? Neden şöyle davrandın? Niye bana hakaret ettin?" vb. sözlerle olayı günlerce gündemde tutarlar. Halbuki evlilikte problem olduğu zaman "şu an matematik dersindeyiz. Önümüzde bir problem var. Bunu çözmeliyiz" diyerek problem çözülmeli. Sonra da "zil çaldı ve matematik dersi bitti" diyerek matematik dersinden çıkılmalıdır.
8) Affedici olun
İnsan olmak hasebiyle eşiniz hata yapabilir. Sonra bunun farkına varıp özür dileyebilir. Affedici olun "Neden öyle yaptın?" vb. sözlerle hesaba çekmeyin. Kim affedici olursa o daima kazanır. Nitekim ayette de: "Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir." (4.149) buyruluyor.
9) Evliliği çözüm bekleyen problem değil, yaşanması gereken mutluluk olarak görün
Yüzünüzde tebessüm gülleri açsın...Lisan-ı haliniz mutluluğun şarkısını mırıldansın. Mutluluk tülleri evinizin her yanını sarsın. Eviniz saadet sarayı, siz iyilik perisi eşiniz de o sarayın sevgili prensi olsun.