29 Kasım 2007 Perşembe

Kış Kovalıyor Ben Kaçıyorum


Hani derler ya her mevsimin ayrı güzelliği var. Malesef katılamıyorum. Oldum olası kışı hiç sevmem. Kansızlığın bir aile laneti olmasından mıdır bilmem çok üşürüm. Havalar grileştikçe benim enerjim de bulutların arkasına gizlenir.

Yazın her fırsatta Nehir'i dışarı çıkarttık. Gezecek hiç bir yer bulamazsak kapı önünde dolaştırdık. Bütün çocuklar gibi kızım da "atta"ya doyamıyor.

Havalar soğuyunca Nehir ne olduğunu anlayamadı. Birden "atta"lar azalınca kızım da dış kapıyı tekmelemek, kabanını bulup elimize tutuşturmak ayakkabılarını gözümüze sokmak gibi eylemlerde bulunmaya başladı.

Soğuğa rağmen elimizden geldiğince dışarı çıkartmaya çalışıyoruz kızımı en azından alışveriş merkezlerine gidiyoruz. Bu esnada elleri buz kesiyor, sanki birer demir parçası oluyor. Bu hafta kızım için eldiven atkı bere takımı aradım. LC Waikikide bir model beğendim ancak altı ylık bebekler için uygun boydaydı. Daha büyük modellerde ise eldivenler parmaklıydı. Nehire parmaklı eldiven giydirmeye çalışmanın imkansızlığını ön görmek zor değil.

Sonuçta kendim örmeye karar verdim. Komsumun Derya gibi'de gördüğü bir yöntemle parmaksız eldiven örmeye karar verdim. Bu kış çok kar yağacağı söyleniyor. Kızımı kar topu oynarken görmek için sabırsızlanıyorum. Eldivenini şimdiden hazır edelim.

Hiç yorum yok: