10 Haziran 2008 Salı

Kaçamak yada kaçamamak

İstanbul çevresinde özellikle bahar ve yaz aylarında tercih edilen pek çok küçük sahil kasabası ve tatil beldesi bulunuyor. Yaz aylarını İstanbul’da çalışarak geçirecek olanlar için haftasonu özel bir değer taşıyor. Eğer uzaklara bir tatil planı yapacak olanak bulamıyorsanız, haftasonlarınızı yakın beldelerde dinlenerek ve eğlenerek geçirebilirsiniz.


KIYIKÖY


İstanbul’a 160 kilometre uzaklıktaki Kıyıköy, Kırklareli’ne bağlı şirin mi şirin bir köy. Karadeniz’e bakan bir yükseltide, Papuç ve Kazan derelerinin ortasında kurulan Kıyıköy, bir zamanlar Midye adıyla da anılıyordu.

İstanbul’dan yola çıktığınızda Çerkezköy yolundan Saray istikametine dönerek Kıyıköy’e ulaşabilirsiniz. Saray’a vardığınızda, Kıyıköy sapağına girmeniz gerekiyor. Virajlı bir yol ama manzarası harika. Hem yolda

dinlenmeniz, piknik yapmanız, temiz havayı soluyarak kafanızını dinlemeniz de mümkün.

Bu doğa harikası köy, Bizans döneminde bir sayfiye yeri olarak biliniyordu. O zamanki adı Salmidores’ti. Köyün girişindeki sur kalıntıları o dönemlerden. Bir de tarihi Aya Nikola Manastırı var. Manastırın Cenevizliler’den

kaldığı da söyleniyor. Kıyıköy’ü popüler yapan özellikleri, denizi ve havası. Burada hem doğayla içiçesiniz, hem denize girebiliyorsunuz, hem de sakin bir balıkçı köyünün huzurunu yaşıyorsunuz. Kıyıköy’e İstanbul’dan turlar

da düzenleniyor.

Doğa gezileri ve trekking severler bu tarihi köyün keyfini günübirlik de olsa yaşıyorlar. İlkbahar ve yaz aylarında büyük rağbet gören Kıyıköy’de balık yemenin de tadı başka.

KERPE

Kandıra’ ya 10 km., İzmit’ e 50 km. uzaklıkta masmavi deniziyle, sırtını çam ormanlarına dayamış şirin bir Karadeniz köyüdür, Kerpe. Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir

yerdi. Yıllarca, eletiriksiz, susuz hatta yolsuz olmasına rağmen tutkunları tarafından vazgeçilemeyen bir yerleşim yeri olarak yaşadı. Popülerliği gün geçtikçe artan Kerpe’nin günümüzde böyle sorunları bulunmuyor.

Kerpe’ deki eşsiz güzellikteki “Kayalıklar” ise birçok insanın buraya gelmesi için en önemli neden durumunda. Tırmanarak ya da dalarak değişik heyecanlar yaşayabileceğiniz Kerpe Kayalıkları’nda, ilginç mağaralar da

bulunuyor. Özellikle kayaların altındaki boşluklar, dalış sporu meraklıları için ideal. Kaya tırmanışı, trekking, dalgıçlık, balıkçılık, hiking ve yüzme gibi uğraşlarla ilgileniyorsanız, Kerpe sizin için ayrı bir cazibeye bürünecek.

Kerpe son derece elverişli bir coğrafi konuma sahip, sırtını alabildiğine sık çam ormanlarına dayamış, bu şekilde kuzeyden rüzgar almıyor. Denizi ise çocuklu aileler için ideal. Karadenizin o meşhur dalgasını burada

görmeniz mümkün değil. Kayalıkların harici ise tamamıyla kum. Su, 150 metre ileride bile bazı yerlerde boyu geçmeyecek kadar sığ olabiliyor.

SİLİVRİ


İstanbul’un 67 kilometre güneybatısında bulunan güzel bir sahil kenti olan Silivri, en çok ilkbahar ve yaz aylarında ziyaret ediliyor. Ancak Silivri dört mevsim rahatlıkla ziyaret edebileceğiniz, dinlenip güzel deniz

manzarasının tadını çıkarabileceğiniz, huzurlu havasında ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte hoşça zaman geçirebileceğini bir yer. Silivri’de zaman daha ağır akıyor ve daha şenlikli geçiyor...

Silivri’nin İstanbul’a yakınlığı ve İstanbul’un giriş kapısı niteliğini taşıması, sahip olduğu tarihi ve doğa özellikleri dikkate alındığında turizm konusunda önemli taşıdığı görülüyor. Silivri’nin 45 km uzunluğunda sahil şeridi yaz

aylarında yüzmek ve serinlemek isteyen pek çok kişiyi mıknatıs gibi çekiyor. Sahil şeridinin bazı alanlarında oluşturulan park ve gezi yerleri, ilçeye gelen misafirlere dinlenme ve eğlenme imkanı sağlıyor. Deniz sporlarına

meraklıysanız, Silivri kıyıları sizin için bir cennet.
MÜREFTE

Kuzeye bakan yamaçlarından ayrı bir şarap, güneye bakan yamaçlarından ayrı bir lezzetin çıktığı ıhlamur ve kekik kokusunun sarmaladığı yoldaki yolculuğunuzun ilk durağı Hoşköy Feneri. Eski ismi Hora olan fener,

Hoşköy’ün Mürefte yakınlarında bulunuyor. Marmara Denizi’nde seyreden gemilerin rota feneri olan Hora, deniz seviyesinden 50 metre yükseklikte olup, kule yüksekliği ise 20 metre. 1861 yılında Fransızlar tarafından

yapılmış. Fener kulesi Fransa’dan orijinal olarak getirilmiş bulunan döküm paneller ve putrel demirlerden çelik konstrüksiyon olarak yapılmış, halen günümüzde de bu orijinalliğini muhafaza ediyor. Fenerde ışık kaynağı

olarak ilk olarak fitilli gaz yağı lambası, daha sonra LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu ( gömlekli ) lambalar, şu anda ise 1000 W’lık elektrik lambası ile aydınlatma kullanılıyor. Deniz ve bağlıkların tam ortasındaki bu

feneri dolaştıktan sonra, deniz, üzüm, zeytin ve iğde kokularının birbirine karıştığı, bir zamanların küçük İstanbul’u, rüzgarlı kasaba, Mürefte karşılayacak sizi. Yaşadığı deprem ve yangınlardan dolayı tarihi dokusundan fazla birşey bulamayacağınız Mürefte, doğal güzellikleri, tadına doyum olmaz mutfağı ile tam bir konaklama yeri.


Kaynak: istanbul.com

7 yorum:

Esra :) - kadincablog.blogspot.com dedi ki...

mürefteye gitmiştim gerçekten güzel şarapları vardı.

Cocukla Cocuk dedi ki...

yazı yakın yerlere hafta sonu kaçamakları ile geçirmek istiyoruz, bakalım bu hedef ne kadar gerçekleşecek?

Çilek Reçeli dedi ki...

Merhaba,
Ben Kıyıköy'ü tavsiye ederim, ben orayı çok seviyorum hem kamp hem deniz sefası yapabilirsiniz.

KelebekNehir dedi ki...

Bu sene çok hevesliyim. Sağlığım ve kızım el verdiğimce gemek istiyorum. Kıyıköy'ü senelerdir duyarım ama hiç gidemedim. Mürefteyi ise yeni duydum

Yeliz dedi ki...

Kıyıköyü bilirim gayet güzel, İğneada'da o taraflarda eşimin ailesi bütün yazı orada geçirir yazlıkları var doğa ile iç içe çok sakin bir yer tavsiye ederim.

nilay dedi ki...

Benim gibi Bursa'lılar için son derece ayrıntılı bir yazı olmuş. Ben de bu tür küçük sahil kasabalarına bayılırım. Umarım bu sene gidebiliriz.

KelebekNehir dedi ki...

Nilay bursa da nereler var gezebileceğimiz??? Belki bu sene bursaya da gelirim.